Haldun Dormen’e, unutulmaz oyunlar sahnelediği, oynadığı sanatseverlerin muazzam övgü ve alkışlarıyla inlettiği Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde vasiyeti üzerine tören düzenlendi…
Ülkemiz, yeri doldurulamayacak bir sanatçısını daha yitirdi…
Haldun Dormen, Kıbrıs’tan Mersin’e göçen Nimet ve iş insanı Sait Ömer Dormen’in 5 Nisan 1928’de Mersin’de doğan oğullarıdır...
Dormen ailesi Mersin’de çok sevilirdi…
Hala da Mersinliler Dormen Konağını ihtişamını anlatırlar…
Bir görüşmemizde, “Mersinli olmasından çok gurur duyduğunu” kendisinden dinlemiştim…
∗∗∗
Sait Ömer Bey’le dedem İçel Milletvekili Süleyman Fikri Mutlu ile dosttular…
Atatürk’ün destek ve yönlendirmesiyle gelişen kültür ve sanat faaliyetleri üzerine Sait Bey’le konuştuklarını anlatırdı…
Cumhuriyet’in ilk öğretmenlerinden olan anneannem Feride Hanım ise, Nimet Hanımın sanata düşkünlüğünü hep dile getirirdi…
İşleri gereği İstanbul’a taşınan Sait Ömer Bey’in oğlu Haldun, ergenlik çağından itibaren dönemin sanat merkezi olan Beyoğlu’nda yaşamaya başlar…
Böylece Nimet Hanım İstanbul’da çocuklarıyla birlikte yaşamın büyük bir bölümünü, tiyatrolarda, konserlerde, sinemalarda geçirir…
Sanatsever bir ailenin çocukları da doğal olarak, sahne ve beyazperdenin büyüsüne kapılarak “Tiyatroya düşkün olan, sinemaya bağlanan bir sanatçı olmuştur… “
∗∗∗
Haldun Dormen’e babası oyuncak olarak “kuklalar almıştır!
Oyuncağı Kuklalar olan bir çocuğun oyunlar yazması ve başta kardeşi Güler olmak üzere arkadaşlarını eve toplayıp gösteride bulunması, sadece “yeteneğin değil yetkinliğinin de” sonucudur…
Dormen ailesi için oğulları Haldun, çok kıymetliydi ve iyi bir eğitim alması için Galatasaray Lisesine gönderildi…
Galatasaray Lisesi, sanatın ve kültürün göbeği olan Beyoğlu’ndaydı…
Ortaokul çağında Beyoğlu’nda karşılaştığı tiyatrocular ve Yeşilçam’ın sanatçıları, Haldun Dormen’in sanatın cazibesine daha çok kapılmasına neden oldu…
Sonra Robert Kolej’e gitti…
Hem Galatasaray Lisesinin hem de Robert Kolejin kültür ve sanat faaliyetleri içinde yoğrulan Haldun, sanattan başka bir şey düşünemez hale geldi!
Hayalleri bambaşkaydı, “Türkiye’de iyi bir sinema sanayii” kurabilmekti.
Bu nedenle Amerika’daki “Yale Üniversitesi’nin Dramatic Arts” bölümüne girmek istiyordu…
Hedefi; Türkiye’de bir sanat topluluğu yaratmak arzusuydu…
∗∗∗
Sait Beyin beklentisiyse, tek oğlunun işlerini devralmasıydı…
Ama oğlunun idealine ve azmine saygı duydu ve “İstediğin şeyi ol ama en iyisini ol, bana söz ver…” diyerek, hem oğluna olan güveni gösterdi hem de ülkemize önemli sanatçıyı kazandırdı…
BBC NEWS’ten Zeynep Miraç’ın kaleme aldığı Haldun Dormen’in sahne yaşantısını sizlerle paylaşmak isterim…
Haldun Dormen ABD dönüşü, Muhsin Ertuğrul’un Beyoğlu’ndaki Küçük Sahne’sinde sahnelenen “Cinayet Var” oyunuyla ülkemizde tiyatroya adımını attı…
Sadri Alışık, Kamran Yüce, Nur Sabuncu’yla birlikte oyunlar oynadı…
Sonra “Cep Tiyatrosunu kurdu. Burada Türk tiyatrosuna Erol Günaydın’ı, Duygu Sağıroğlu’nu, Altan Erbulak’ı, Metin Serezli’ gibi sanatçıları kazandırdı…
Sonra “Cengiz Han’ın Bisikleti ve başrollerini Gülriz Sururi, İzzet Günay ve Altan Erbulak’ın paylaştığı Sokak Kızı İrma “oyunlarındaki gişe hasılatıyla, tiyatro tarihine geçti…
∗∗∗
Haldun Dormen’in çektiği, “Bozuk Düzen ve Güzel Bir Gün İçin” filmleri, Antalya Altın Portakal Festivalinde en iyi filmler olarak ödül aldı…
Haldun Dormen’in Ayfer Feray ile başrollerini paylaştığı “Şahane Züğürtler ve Yaygara 70” yurtdışında da sahnelendi.
Gülben Ergen ve Kenan Işık’la oynadığı “Dadı” TV dizisi olarak reyting rekorları kırdı.
1985 yılında Gencay Gürün, Cemal Reşit Rey’in “Lüküs Hayat operetini” yeniden sahneye taşımak için Haldun Dormen’e bir öneri getirdi. Onun rejisiyle yeniden hayat bulan operet, 30 yıl boyunca kapalı gişe sahnelendi… Haldun Dormen, ülkemizin yeri doldurulamayacak bir sanatçısıydı…
Dünya ve ülkemizi yakından takip eden, çok güçlü bir entelektüeldi…
O Atatürkçüydü. Üretken, nazik, teşvik eden, başarılarıyla örnek olan, egosu bulunmayan, zarif ama disiplinli bir yol göstericiydi…
Her şeyden önce kendisine, sanata ve yaptığı işe saygısı sonsuzdu…
Çağdaştı ama geleceğin bugünden daha iyi olması için umutla bakan biriydi…
Gelecek kuşaklara öncü olsun diye biz Haldun Dormen’i, Atatürk Türkiye’sinin pırıltılı bir sanatçısı olarak kalbimize gömdük…
Sanatseverler onu hiç unutmayacak…