Laikliği ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nı hedef alan Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan 30 Ağustos'ta zehrini kustu! Kaplan, İslâmî kesimlerin de 'tasma' benzetmesi yaptığı laikliği savunur hâle geldiğini ifade ederken hızını alamadı kendi cenahına da hakaretler yağdırdı.
İktidarın yakın gazetesi Yeni Şafak'ın yazarı Yusuf Kaplan, "Bu millet anayasasını yapamayacak mı?" başlıklı köşe yazısında Türkiye'nin kendi anayasasını yapamadığını iddia ederek laikliği tasma olarak nitelendirip mevcut Anayasa'yı hedef aldı.
YUSUF KAPLAN 30 AĞUSTOS'TA ZEHRİNİ KUSTU!
Türk milletinin acınası bir halde olduğunu iddia eden Kaplan "Bin yıl dünya tarihini yapan bir toplumun hâl-i pür melâline bakın, bu millet köle mi? Laiklik, gerçekliği fizik gerçekliğe indirgeyen, metafiziği yok sayan, dünyayı kutsayan bir barbarlık biçimidir" dedi.
"Laikçilik tasması, bizi durdurmak, tarihî yürüyüşümüzü bitirmek için boynumuza geçirildi" diyen Kaplan, mevcut Anayasa'nın milleti köle yaptığı iddiasını sürdürerek "Değiştirilmesi bile teklif edilemeyen bir pranga!" dedi.
Vatana ihanet nedeniyle idam edilen İskilipli Atıf'ın asılmasından da laikliği suçlu bulan Kaplan, laiklik adına cinayetler işlendiğini iddia etti.
HIZINI ALAMADI KENDİ CENAHINA DA HAKARETLER YAĞDIRDI
Laikliği savunanlara hakaret etmekten de geri durmayan Kaplan, kendisine yakın gördüğü kesimin de savunmaya geçtiğini ifade ederek "Hâl böyleyken, laikliğin özgürlük olduğunu söyleyen ya salaktır ya da asalak!" dedi.
Yusuf Kaplan'ın yazısı şu şekilde:
"İnsanlığa barış yurdu armağan edecek model bizde ama biz, boynumuza geçirilen Laikçilik tasmasını çıkarıp atmak yerine, bu tasma'ya güzellemeler diziyoruz!
Üstelik de laikliğin 'tartışılmaz evrensel özgürlük modeli olduğunu'(!) bu ülkenin İslâmî kesimleri savunur hâle geldiler!
Laikliğin, özgürlükle özdeş olmadığını, 'özgürlükleri değil imtiyazları artırdığını' Braudel'den MacNeill'e kadar büyük tarihçiler göstermediler mi?
Hâl böyleyken, laikliğin özgürlük olduğunu söyleyen ya salaktır ya da asalak!
Laiklik nereye özgürlük getirmiş, biri çıksın söylesin?
Laiklik, gerçekliği fizik gerçekliğe indirgeyen, metafiziği yok sayan, dünyayı kutsayan bir barbarlık biçimidir, ontolojik şiddettir, varlığın düzenini alt üst ettiği için, büyük düşünür Hegel'in bam telinden yakalayan ifadesiyle.
Bu barbarlık biçiminden, insanlığı, yine Hegel'in ifadesiyle, İslâm kurtarmıştır: İslâm, hakikati parçalamamış, hayatı ve hakikati bir bütün olarak kavramış, hiçbir varlığı, inancı, inanç ve toplum kesimini dışlamamış, -toplumun düzenini ve huzur ortamını bozmadıkları sürece- herkese hayat hakkı tanımıştır.
Unutmayalım:
Laikçilik tasması, bizi durdurmak, tarihî yürüyüşümüzü bitirmek için boynumuza geçirildi.
Ama boşuna yoruyorlar bu aziz milleti! Bu prangaları sabırla kıracak bu masum millet!
Oysa, Batılı laik ülkelerin anayasaları İncil'e vurgu yapar. Ama sözüm ona bu Müslüman ülkenin anayasası; İslâm'ı dışlar, laikliği kutsar.
Hâlâ darbe anayasası değiştirilemiyor, düşünün artık!
Bu ülkede bütün cinayetler laikçilik adına işlenmedi mi?
Binlerce İskilipli Atıf, laikçilik adına asılmadı mı?
Bütün darbeler laikçilik adına yapılmadı mı?
Laikçilik, bu toplumun yeniden tarihî bir yürüyüşe geçmesinin önündeki en büyük takozdur.
Değiştirilmesi bile teklif edilemeyen bir pranga!
Bu millet köle mi yahu?"
11288,05%-0,71
41,10% 0,23
47,98% -0,04
4562,43% 1,19
7244,37% 0,74