Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı ve iş insanı Sadettin Saran hakkında yürütülen uyuşturucu soruşturmasına sert sözlerle tepki gösterdi. Sürecin kötü niyetli bir biçimde yönetildiğini savunan Özel, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nı açıkça algı operasyonu yapmakla suçladı.
Gazeteci Deniz Zeyrek’in YouTube kanalında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özgür Özel, Sadettin Saran’ın uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınıp adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasını eleştirerek, yaşananların hukuki bir süreçten ziyade kamuoyu algısını yönlendirmeye dönük bir operasyon izlenimi verdiğini ifade etti.
Özel, uyuşturucuyla mücadelenin elbette gerekli ve vazgeçilmez olduğunu vurgularken, sürecin yürütülüş biçiminin hukukun temel ilkeleriyle bağdaşmadığını dile getirdi. Sadettin Saran’ın yurt dışında bulunduğu sırada çıkan haberlerin ardından ilk uçakla Türkiye’ye dönmesini, sabahın erken saatlerinde kendi iradesiyle ifadeye gitmesini ve süreç boyunca sergilediği tutumu hatırlatan Özel, buna rağmen test sonuçlarına ilişkin gizlilik ilkesinin hiçe sayıldığını belirtti.
Kişisel verilerin korunması ilkesine açık bir aykırılık olduğunu savunan Özel, Sadettin Saran’a ait test bilgilerinin eş zamanlı ve koordineli biçimde tüm basına servis edilmesini “önceden hazırlanmış bir algı yönetimi” olarak niteledi. Özel, burada tesadüfi bir durumdan değil, planlı bir itibarsızlaştırma sürecinden söz edilmesi gerektiğini ifade etti.
Operasyonun yürütülüş biçimine ilişkin eleştirilerini sürdüren CHP lideri, Fenerbahçe Spor Kulübü’ne jandarma eşliğinde gidilmesini özellikle vurguladı. Özel, bu durumu basit bir özensizlik olarak değil, açık bir kötü niyet ve düşmanca tavır olarak değerlendirdi. Kulübün adeta basılır gibi jandarma tarafından çevrilmesini, sürecin amacını aşan bir mesaj olarak yorumlayan Özel, bu yöntemin kamuoyunda bilinçli olarak belirli bir algı yaratmayı hedeflediğini söyledi.
Özel, Fenerbahçe Kulübü As Başkanı’nı telefonla arayarak hem kulüp camiasıyla dayanışma duygularını ilettiğini hem de insani bir refleksle destek verdiğini belirtti. Yaşananların yalnızca bir kişiyi değil, bir camiayı ve toplumsal adalet duygusunu hedef aldığını dile getirdi.
Açıklamalarında uyuşturucuyla mücadelenin gerçek boyutuna da dikkat çeken Özgür Özel, bu meselenin basit bir adli vaka değil, doğrudan bir ulusal güvenlik sorunu olduğunu söyledi. Hem iç güvenlik hem de dış ilişkiler açısından ele alınması gereken bir tabloyla karşı karşıya olunduğunu vurgulayan Özel, dünyadaki uyuşturucu baronlarının Türkiye ile kurduğu ilişkilerin sorgulanması gerektiğini dile getirdi.
Özel, bütçe görüşmelerinde de gündeme getirdiklerini hatırlatarak “Türkiye’nin Escobar’ı kim?” sorusunu yineledi. Uyuşturucu baronlarının son kullanıcıyla değil, o ülkedeki ana baronlarla çalıştığını vurgulayan Özel, Türkiye’deki asıl baronlara neden dokunulamadığının kamuoyu tarafından sorgulanması gerektiğini ifade etti.
Uyuşturucu sevkiyatlarına ilişkin gemiler, yurt dışından gelen yükler ve namuslu memurların ortaya çıkardığı somut delillere rağmen, Türkiye’deki ana baronların ortada olmadığını söyleyen Özel, magazin dünyasından ya da tanınmış isimler üzerinden yürütülen tartışmaların asıl meselenin üzerini örtmek için kullanıldığını savundu.
Özel’e göre, kamuoyunun magazinel detaylarla meşgul edilmesi, uyuşturucu ağının tepesindeki isimlerin sorgulanmasını engelleyen bir sis perdesi yaratıyor. CHP lideri, gerçek mücadelenin son kullanıcılar ya da ünlü isimler üzerinden değil, Türkiye’deki ana dağıtım ağının ve baronların ortaya çıkarılmasıyla verilebileceğini vurguladı.
Son olarak Özgür Özel, Adalet Bakanlığı’na açık çağrıda bulunarak bu sürecin bir an önce sonlandırılması gerektiğini ifade etti. İnsanların “sıranın kendisine gelmesini beklemeden” bu tür itibar ve haysiyet suikastlerine karşı ses çıkarması gerektiğini belirten Özel, yaşananların yalnızca bugünü değil, Türkiye’de hukuka olan güvenin geleceğini de tehdit ettiğini söyledi.
15543,87%0,63
43,26% -0,03
50,39% 0,40
6502,18% 2,00
10520,81% 1,03