Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) uzun süredir tartışmalara neden olan Gazimağusa İlahiyat Koleji Protokolü, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman tarafından Anayasa Mahkemesi’ne götürüldü. Türkiye ile iki yıl önce imzalanan protokole ilişkin “laiklik ilkesine aykırılık” tartışmaları, Cumhurbaşkanı tarafından nihai hukuki görüşün alınması için AYM’ye taşınmış oldu.
Protokol, Gazimağusa’da imam hatip statüsünde bir ilahiyat koleji kurulmasını öngörüyordu. Uluslararası anlaşma niteliği taşıyan belge, uzun süre bekletildikten sonra ancak geçen ay Cumhuriyet Meclisi’nde sağ partilerin oylarıyla onaylandı.
Sol partiler ve bazı sendikalar, protokolün “laiklik ilkesine uygunluğu” konusunda çeşitli davalar açılabileceği uyarısında bulunmuş, hükümet kanadının ise protokole uluslararası anlaşma statüsü kazandırarak hukuki zemin oluşturmayı hedeflediği belirtilmişti.
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, protokolün kendisine gönderilmesinin ardından açıklama yaparak, belgeyi Anayasa Mahkemesi’ne taşıdığını duyurdu. Erhürman, süreci şu sözlerle özetledi:
“Bu konunun toplumda yarattığı ayrışmaların derinleşmemesi, çocuklarımızın eğitim hakkının tartışma konusu hâline gelmemesi ve Anayasa’ya uygunluk değerlendirmesinin en yetkili merci tarafından yapılması için protokolü AYM’ye gönderdim.”
Kıbrıspostası’nın aktardığı açıklamasında Erhürman, KKTC toplumunun kültürel yapısında laiklik konusunda bir gerilim olmadığını, buna rağmen özellikle son yıllarda bu konunun yapay biçimde gündemleştirildiğini belirtti. Cumhurbaşkanı, eğitim üzerinden yürüyen tartışmaların çocukları etkilediğini ve toplumda kutuplaşma yarattığını dile getirdi.
Daha önce okul tüzüğü tartışmaları nedeniyle benzer bir dosyanın AYM’ye taşındığını hatırlatan Erhürman, bu sürecin toplumda gereksiz kırılmalar oluşturduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı, protokolün imzalanmasından iki yıl sonra Meclis gündemine getirilmesini “devlet ciddiyeti açısından sorunlu” olarak nitelendirdi. Uluslararası anlaşmaların imzalanmadan önce Cumhurbaşkanlığı ile paylaşılması gerektiğini, aksi hâlde sürekli AYM’ye taşınan protokollerle devletler arası ilişkilerin zedeleneceğini ifade etti.
Erhürman ayrıca, protokole yazım hataları, anlam belirsizlikleri ve yetki karmaşaları içeren maddelerin eklenmiş olmasını eleştirerek, “Gerekli özen gösterilmemiş” değerlendirmesinde bulundu.
Mecliste tartışmalar iki eksende yürüdü:
Cumhurbaşkanı, Meclis onayından sonra dava açma yolunun kapalı olması nedeniyle kendi yetkisiyle süreci AYM’ye taşıma kararı aldığını belirtti.
Anayasa’nın Cumhurbaşkanı’na yüklediği “toplumun birliğini temsil etme” görevinin altını çizen Erhürman, laiklik konusunda yaşanan sert tartışmalar nedeniyle kişisel görüşüyle karar vermeyi doğru bulmadığını ifade etti:
“Bu konuda verilecek kararın AYM tarafından yapılması, gelecekte çocuklarımızın eğitim hakkını etkileyecek tartışmaları önlemek için en akılcı yoldur.”
Cumhurbaşkanı tarafından Anayasa’nın 146. maddesi kullanılarak yapılan başvurunun ardından gözler Anayasa Mahkemesi’ne çevrildi. Mahkemenin vereceği görüş, hem protokolün geleceğini hem de KKTC’de laiklik tartışmalarının seyrini belirleyecek.
Erhürman, sürecin hem devlet ciddiyeti hem de toplumsal huzur açısından en doğru adım olduğunu vurgulayarak açıklamasını sonlandırdı.
15633,92%0,74
43,30% 0,03
50,71% 0,17
6731,52% 0,20
10966,11% -0,50