GEZİ TUTUKLULARININ AİLELERİ, TMMOB’DAKİ ADALET NÖBETİNE KATILDI: "DİK DURACAĞIZ, YILMAYACAĞIZ"

GEZİ TUTUKLULARININ AİLELERİ, TMMOB’DAKİ ADALET NÖBETİNE KATILDI: "DİK DURACAĞIZ, YILMAYACAĞIZ"

Gezi Parkı davasında verilen cezaları protesto etmek için Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İstanbul Şubesi’nde tutulan “Adalet Nöbeti”, 15’inci gününde tutukluların ailelerinin katılımıyla devam etti. Can Atalay’ı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehircilik Proje Koordinatörü Tayfun Kahraman’ın eşi Meriç Demir Kahraman, “Biz onların mücadelesini burada hep beraber sürdüreceğiz” derken, sivil toplum kuruluşu yöneticisi Hakan Altınay’ın eşi Hande Altınay da “Onların oradan en yakın zamanda, bir sene değil, 18 sene hiç değil, yarın çıkıp evlerine gelmeleri gerekir” açıklamasını yaptı.

Gezi Parkı davası kapsamında iş insanı Osman Kavala’nın ağırlaştırılmış müebbet hapis ve diğer sanıkların da 18’er yıl hapis cezasına çarptırılmasının ardından TMMOB İstanbul Şubesi’nde başlatılan “Adalet Nöbeti” devam ediyor. 15'incisi yapılan bugünkü nöbete, haklarında 18 yıl ceza verilen tutuklu avukat Can Atalay’ın annesi Şükran, babası Mustafa Atalay ile İBB Şehircilik Proje Koordinatörü Tayfun Kahraman’ın eşi Meriç Demir Kahraman ve sivil toplum kuruluşu yöneticisi Hakan Altınay’ın eşi Hande Altınay katıldı. Aileler, burada açıklama yaptı.

Mustafa Atalay, bugün saat 13.30’da Can Atalay ile telefonda görüştüklerini belirtti. Oğlunun mesajını aktaran Atalay, şunları söyledi:
“Can, bugün adlığı bir haber hakkında görüşlerini iletmemi istedi. Bugün RTÜK olağanüstü toplanmış. Halk TV’nin, Gezi Davası’nın sonrasını veriş şeklini ve onun yorumlarından dolayı ceza verilmesi için görüşmüş. İnceleme bürosunun hazırladığı raporu RTÜK Başkanı, incelemeden istenen şeyin hafif istendiği için geri yollamış. Toplantı 15.00’te yapılacağına 17.00’ye ertelenmiş. Suçu ve suçluyu övmek, bunun üzerine televizyon kanalıyla propaganda yapmak üzerine hem Halk TV’ye hem Özgür Özel’e hem de Ahmet Şık’a ağır cezalar verilmesi talep edilmiş. Can ve Hakan diyorlar ki, ‘Dosyaya iyi baksınlar. Dosyada ne suç var ne de suçlu var.’ Bunu iletmemi istediler. Bu yaşadığımız korku dönemlerinin çıtasını yükseltme zamanıdır. Onun için, mücadeleden gelen biri olarak diyorum ki, dik duracağız, yılmayacağız, bir arada olacağız ve kazanacağız.” 
MERİÇ DEMİR KAHRAMAN: ORTADA SUÇ, SUÇ ÖRGÜTÜ, HİÇBİR DELİL, İSPAT YOKTUR
Tayfun Kahraman’ın eşi Meriç Demir Kahraman, tutuklulardan mimar Mücella Yapıcı’nın kızlarının rahatsızlıkları nedeniyle nöbete katılamadıklarını aktardı. “Ortada suç, suç örgütü yoktur. Hiçbir delil, ispat yok” diyen Meriç Demir Kahraman, şöyle konuştu:
“25 Nisan, 18.35 tarihinden, saatinden, dakikasından itibaren bizim meslektaşlarımız, arkadaşlarımız, eşimiz, dostumuz hepsi orada tutsak tutuluyor. Tek bir net gerekçeyle mesleklerini yapmış olmaları gerekçesiyle. Gezi Parkı’nın park olmasını sonuna kadar savunduk, sonuna kadar savunacağız. Bu konuyla ilgili yapmış olduğumuz bütün her şey meşrudur. Açmış olunan davalar meşrudur. Daha önce de söyledim. Bu masadaki bizim ailelerimizi oluşturan Can, Mücella, Tayfun TMMOB’a bağlı olarak mesleklerini icra eden insanlar, hükümetin masasına, Bülent Arınç’ın, Recep Tayyip Erdoğan’ın masasına, onların imkanlarıyla devletin imkanlarıyla oturtuldular. Bu konuda Taksim Dayanışması’nın sözcüleri olarak dinlendiler. Bütün talepler meşrudur, bütün süreçler resmidir. Ortada suç yoktur, suç örgütü yoktur. Bunlar bizim meslektaşlarımız. Bugün suçlu olarak anılmaya çalışılan şey hukuktur, şehir planlamadır, imar hukukudur. Bunun altını tekrar ve tekrar çizmek istiyoruz hep beraber. Bugün meslekler, planlama, tehdit altındadır. Bu tehdit altında da arkadaşlarımız, eşimiz, dostumuz sevgili Tayfun, Can, Mücella, Hakan ismini, her birini tek tek biliyorsunuz. Her biri bizler için orada şu anda. Gezi Parkı için şu anda arada. Biz onların mücadelesini burada hep beraber sürdüreceğiz.”
HANDE ALTINAY: BU HUKUKSUZLUK BU TOPLUMU ÇÜRÜTÜR
Hakan Altınay’ın eşi Hande Altınay da öncelikle gösterilen dayanışma için teşekkür etti. Altınay, şunları söyledi:
'Dayanışma gerçekten yaşatıyor. Hem bizi hem içeride rehin tutulan sevdiğimiz insanları. Ben şunu söylemek isterim. Bu insanların hepsi tek tek, belgeselci olarak, sivil toplumcu olarak, şehir plancısı olarak hayatlarını ve kariyerlerini bu toplum için iyi bir şey yapmaya adamış insanlardır. Bugün o yüzden insan cezalandırılmış insanlardır. Dediğimiz gibi hiçbir suç yoktur. Hâkim heyetinin karşısında tek bir soru sorulmadan, tek bir delil toplanmadan, tek bir tanık dinlenmeden 18 yıl ve ağırlaştırılmış müebbet Osman Kavala için hapis cezasıyla karşı karşıya kaldık. Bu hukuksuzluk bu toplumu çürütür. Biz bununla sonuna kadar mücadele edeceğiz. Onları oradan en yakın zamanda, bir sene değil, 18 sene hiç değil. Yarın onların oradan çıkıp evlerine gelmeleri gerekir.”
ŞÜKRAN ATALAY: ESAS SUÇLULAR DÖNÜP KENDİLERİNE BAKSIN
Can Atalay’ın annesi Şükran Atalay da duygularını, 'Dayanışma çok kıymetli. Bizim, onlar için de söyleyeceğim çok fazla bir şey yok, heyecanlanıyorum. Ne Tayfun’un, ne Hakan’ın, ne Mücella’nın, Çiğdem’in, Mine’nin, Osman Kavala’nın bir suçu yok. Suçlular, esas suçlular dönüp kendilerine baksın. Utanılacak hiçbir şeyimiz yok. Alnımız ak, göğsümüz tertemiz” sözleriyle dile getirdi. 
MUSTAFA ATALAY’DAN DAVUTOĞLU’NA VE BABACAN’A “MÜŞTEKİLİKTEN ÇEKİLİN” ÇAĞRISI
Şükran Atalay’ın ardından yeniden söz alan Mustafa Atalay, iddianamede müşteki olanlar Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’na ve Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’a “müştekilikten geri çekilme” çağrısını yineledi. Atalay, “Biz bu müştekilikten çekilme meselesini, talebimizi de hiçbir zaman gündemden düşürmeyeceğiz. Madem bu baskı ortamından, baskı iktidarından kurtulmak için bir adım atıyorlar, gelin, bu baskı ortamının yaptığı hukuksuz, belgesiz yargılamalarda müebbetin, 18 yılın, (Selahattin) Demirtaş’ın, (Selçuk) Kozağaçlı’nın ve binlerce kişinin mağduriyetini gidermek için burada bir adım atın. Müştekilikten çekilin. Arkadaşlar kazanacağız. Ya hep beraber ya hiçbir zaman” diye konuştu.