Erzincan’da bocavirüs nedeniyle kalbi iki kez duran ve ölümden dönen 2 yaşındaki A.E.’nin yaşadıkları, kış aylarında çocukları tehdit eden virüslerin ne denli ağır sonuçlar doğurabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Hekimler, özellikle küçük çocuklarda görülebilen ağır tablolar konusunda aileleri dikkatli olmaya çağırdı.
Yaz aylarının sonunda artış gösteren koronavirüs vakaları, aralık ayı itibarıyla yerini mutasyonlu grip türü olarak tanımlanan H3N2’ye bıraktı. Son dönemde acil servislerde en sık karşılaşılan vakalar bu yönde olurken, geçtiğimiz günlerde bocavirüs kaynaklı ağır bir çocuk vakası kamuoyunun dikkatini çekti.
Erzincan’da yaşayan G.B. ve T.B. çiftinin tek çocukları olan iki yaşındaki A.E., öksürük ve yüksek ateş şikâyetiyle ailesi tarafından hastaneye götürüldü. Yapılan ilk kontrollerde çocuğa ilaç tedavisi başlandı. Ancak kısa süre içinde A.E.’nin durumu ağırlaştı.
Grip benzeri üst solunum yolu enfeksiyonuna neden olan bocavirüse yakalandığı belirlenen küçük çocuk, nefes darlığı ve hırıltı şikâyetlerinin artması üzerine yeniden hastaneye kaldırıldı. Burada yaşanan kritik süreçte A.E.’nin kalbi iki kez durdu. Hekimlerin müdahalesiyle hayata döndürülen çocuk entübe edildi.
Durumunun ciddiyeti üzerine ambulans uçakla Erzurum’a sevk edilen A.E., daha sonra karaciğer nakli değerlendirmesi için İstanbul’a nakledildi. Uygulanan diyaliz ve destek tedavileri sonucunda çocuğun organ fonksiyonlarının normale dönmeye başladığı öğrenildi.
Hürriyet’ten İsmail Sarı’nın haberine göre, Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sedat Öktem, bocavirüsün bilim dünyasında “Human Bocavirus” olarak adlandırıldığını belirtti.
Prof. Dr. Öktem, virüsün ilk kez 2005 yılında solunum yolu enfeksiyonu nedeniyle hastaneye başvuran çocukların üst solunum yolu örneklerinde tanımlandığını hatırlatarak, bu durumun virüsün o tarihte ortaya çıktığı anlamına gelmediğini vurguladı. Öktem, bocavirüsün büyük olasılıkla yıllardır dolaşımda olduğunu, ancak gelişmiş moleküler testlerin yaygınlaşmasıyla fark edilmeye başlandığını ifade etti.
Bugüne kadar dört farklı bocavirüs tipi tanımlandığını aktaran Öktem, bu tiplerin HBoV-1, HBoV-2, HBoV-3 ve HBoV-4 olarak sınıflandırıldığını söyledi. En sık görülen ve solunum yolu enfeksiyonlarıyla ilişkilendirilen tipin HBoV-1 olduğunu belirten Öktem, diğer tiplerin ise daha çok sindirim sistemiyle ilişkili bulunduğunu dile getirdi.
Bocavirüsün özellikle 5 yaş altındaki çocuklarda grip benzeri solunum yolu enfeksiyonlarında saptanabildiğini belirten Prof. Dr. Sedat Öktem, virüsün nadir olarak çok ağır seyrettiğini ve birden fazla organı etkileyebildiğini söyledi.
Öktem, çoğu çocuğun hastalığı hafif belirtilerle atlattığını, virüsün yetişkinlerde de görülebildiğini ancak genellikle benzer ve daha hafif tablolar izlediğini ifade etti.
Bocavirüsün genellikle solunum yollarını tutan bir virüs olduğunu vurgulayan Öktem, çok nadir durumlarda vücutta şiddetli bir iltihabi yanıtı tetikleyebildiğini belirtti. Bu durumun yalnızca akciğerlerle sınırlı kalmayıp kalp ve karaciğer gibi hayati organların da etkilenmesine yol açabildiğini söyledi.
Bu tür ağır tabloların istisnai olduğunu dile getiren Öktem, genellikle altta yatan başka risk faktörleri bulunan çocuklarda görüldüğünü kaydetti.
Yapılan çalışmalara göre bocavirüsün, çocuklarda solunum yolu enfeksiyonları sırasında yapılan testlerde yaklaşık yüzde 2 ila 10 oranında saptanabildiğini ifade eden Öktem, yetişkinler için net bir oran vermenin zor olduğunu söyledi. Türkiye’de de benzer oranların bildirildiğini belirten Öktem, Erzincan’daki vaka gibi çoklu organ yetmezliğiyle seyreden ağır tabloların ise çok sık yaşanmadığını vurguladı.
Sedat Öktem, bocavirüste en sık görülen belirtilerin ateş, burun akıntısı, öksürük, hırıltı, nefes darlığı ve halsizlik olduğunu belirtti. Bu nedenle çoğu zaman hastalığın basit bir grip gibi değerlendirilerek ayakta atlatılabildiğini söyleyen Öktem, bazı çocuklarda tablonun ağırlaşabildiğini ve alt solunum yollarının tutulabildiğini ifade etti.
Bocavirüsün doğrudan ölümcül bir virüs olarak kabul edilmediğini belirten Öktem, çoğu çocukta hafif ya da orta şiddette seyrettiğini, ancak çok küçük çocuklarda, bağışıklık sistemi zayıf olanlarda veya başka enfeksiyonlarla birlikte görüldüğünde hayatı tehdit eden tablolara yol açabildiğini söyledi.
Bocavirüse özgü bir ilaç ya da aşının bulunmadığını ifade eden Prof. Dr. Sedat Öktem, tedavinin hastanın durumuna göre destekleyici şekilde uygulandığını belirtti. Ateş düşürücüler, sıvı tedavisi, oksijen desteği ve gerektiğinde yoğun bakım uygulamalarının devreye girdiğini söyledi.
Her yıl bu mevsimde ağır bocavirüs enfeksiyonlarıyla karşılaştıklarını dile getiren Öktem, yoğun bakımda uygulanan solunum ve destek tedavileri sayesinde bu ciddi tabloların atlatılabildiğini, ancak erken müdahalenin hayati riskleri önemli ölçüde azalttığını vurguladı.
Özellikle küçük çocuklarda nefes darlığı, hırıltının artması, beslenme güçlüğü ve halsizlik gibi belirtiler görülmesi halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurulması gerektiğinin altını çizdi.
14915,65%1,02
43,12% 0,20
50,19% -0,13
6250,51% 0,91
10147,72% 0,77