ERDOĞAN: YARGILANMALARIN SONUCU ÇOK BÜYÜK FELAKETLE BİTTİ

ERDOĞAN: YARGILANMALARIN SONUCU ÇOK BÜYÜK FELAKETLE BİTTİ

Demokrasi ve Özgürlükler Adası”nın açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 27 Mayıs darbesi üzerinden CHP’ye yüklendi ve “Menderese nasıl karşı çıktılarsa önce Özal’a şimdi de Cumhur İttifakı’na yöneld

Erdoğan, CHP’yi “darbeden medet ummak” ile suçlayarak, “Türk milletimiz 15 Temmuz günü tanklara karşı çıkarken televizyon başında alkışlayarak sonuç bekleyen bunlardı. Dün darbeden medet umuyorlardı, bugün de aynı beklentiye sarıldılar. Milletimiz bu zihniyete 1950’den beri ülkeyi teslim etmedi” diye konuştu.

27 Mayıs darbesinin ardından dönemin Başbakanı Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ın idamına karar verildiği Yassıada, darbenin 60'ıncı yıl dönümünde, 5 yıllık çalışmaların sonunda “Demokrasi ve Özgürlükler Adası” olarak açıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Devlet Bahçeli de açılışa katıldı. Erdoğan ve Bahçeli'ye, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Meclis Başkanvekili Celal Adan, AK Parti İzmir Milletvekili Binali Yıldırım ile eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman da eşlik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan burada yaptığı konuşmada, 27 Mayıs darbesi üzerinden CHP’yi suçlayarak, “Menderese nasıl karşı çıktılarsa önce Özal’a şimdi de Cumhur İttifakı’na yöneldiler” dedi. İsim vermeden CHP’yi işaret eden Erdoğan, “Türk milletimiz 15 Temmuz günü tanklara karşı çıkarken televizyon başında alkışlayarak sonucu bekleyen bunlardı. Dün İstiklal Marşı’dan bayraktan, birlikten rahatsızlardı, bugün de rahatsızlar. Dün darbeden medet umuyorlardı, bugün de aynı beklentiye sarıldılar. Milletimiz bu zihniyete 1950’den beri bu zihniyete ülkeyi teslim etmedi” diye konuştu.
Akdeniz’de Türkiye’nin sondaj arama çalışmalarına ‘CHP’nin karşı çıktığını’ kaydeden Erdoğan, “Akdeniz’deki sondaj çalışmalarından rakip ülkelerden daha çok CHP karşı çıktı.  Şimdiden milletimizle paylaşıyorum Fatih Sondaj Gemimiz 29 Mayıs günü İstanbul Boğazı’ndan geçerek Karadeniz’e açılacak” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve MHP’lilere, TOBB’a teşekkür etti.
MECLİS BAŞKANI ŞENTOP: MİLLİ İRADEYİ YOK SAYAN HASTALIK GELENEĞİNİN İLK ÖRNEĞİ
Meclis Başkanı Mustafa Şentop konuşmasında şu ifadeleri kullandı: 27 Mayıs askeri darbesinin 60. yıldönümü. Milli iradeyi yok sayan, hastalıklı geleneğin ilk örneği olan bir hadiseyi anmak için toplanmadık. Amacımız kuru kuruya bir yas töreni değildir. En sıhhatli tavır onlarla yüzleşip, üstesinden gelebilmektir. Bizi bugün buraya bir araya getiren yeni bir başlangıçtır. Sembolik adada yükselen binaların malzemesi sadece maddi unsurlar değildir. Her binanın temelinde milletimizin özgürleşme iradesi, anayasal düzeni savunma kararlılığı bulunmaktadır. Yassıada'nın yeni yüzü sıradan peyzaj çalışması değil yüzleşmedir. 27 Mayıs askeri darbesi demokrasiye bir suikast, kalkınma çabasına engel olmuş gerici ve ilkel bir tertiptir.'
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasında satır başları şöyle:
“Türkiye bundan tam 60 yıl önce tarihinin en kara günlerinden biri olan 27 Mayıs darbesine maruz kalmıştı. Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki bir grup cuntacının gerçekleştirdiği darbenin ardından yaşananlar demokrasi, adalet ve insanlık adına utanç vericiydi. Yaslıada’da yapılan, önceden verilen emirlerin uygulanması şeklinde geçen yargılamaların sonucu çok büyük facia ile bitti. Demokrat Parti yöneticilerinin her türlü hakaret ve işkenceye maruz kaldığı yargılamalar burada yapıldı. Darbe yaparak anayasayı çiğneyenlerin ülkenin meşru yöneticilerinin darbe ile itham ettikleri hukuk cinayetiydi.”
“İstiklal harbimizin kahramanlarından olan bu ülkenin Cumhurbaşkanını intihara teşebbüs noktasına getirdiler. Bir başbakanı prostat bahanesiyle bile aşağılamaya kalktılar. Genelkurmay başkanını teğmene tokatlatarak rezillikler sergilediler. Adnan Menderes ve bakanlarının idam kararları burada alındı. Darbeden 16 ay sonra gerçekleşen bu idamlar milletimizin yüreğine kor bir ateş gibi düştü. Hukuk ve adalet ayaklar altına alınarak idam sehpasına gönderilen milletin ta kendisi oldu. Rahmetli Menderes ve arkadaşları değil milletimiz.”
“Türk milletini hedeflerinden koparmaya bir avuç darbecinin gücü yetmezdi. Trajediyi engellemek için çırpınan Merhum Alpaslan Türkeş’i de kıymetle yad ediyoruz.”
“Tarihi değiştiremeyiz ama doğru yorumlanması için hatırlanma biçimini değiştirebiliriz. Milli iradenin her şart altında üstün geldiğini gösterebiliriz. Üzerinde bulunduğumuz adada böylesine bir duruş sergiliyoruz.”
“Aziz Menderes’in hatırasına sahip çıkmak boynumuzun borcudur. İdama götürülmeden önce abdestini alıp, 2 rekat namaz kılan ve altındaki sandalyeyi kendi iten Fatin Rüştü Zorlu’nun hatırasına sahip çıkmak da hepimizin boynunun borcudur. Başarılı bir maliye bakanı olduğu halde darbecilere imtiyaz sağlamadığı için kendisine kin beslenen Hasan Polatkan’ın hatırasına sahip çıkmak da boynumuzun borcudur.”
“Bu cinayete ortak olanların bazıları sonradan ‘Biz Yassıada’da katliam yaptık’ diyerek suçlarını ikrar etseler de kurtulamadılar.”
“Şehitlerin bize emaneti olan bu adada 60 yıl sonra yeni bir devri başlatarak, gönülleri tamir etmekteyiz. Yassıada’yı da Yaslıada’yı da tarihe gömüp, Demokrasi ve Özgürlükler Adası olarak yapmak bize nasip oldu. Subay gazinosu ve konferans salonu Adnan Menderes ismi olacak. Gazino Adnan Menderes Müzesi olacak.”
“Özellikle rahmetli Menderes’in ‘Yeter söz milletindir’ çıkışı ve bizim de sonradan ‘Yeter karar milletindir’ diyerek geliştirdiğimizi ifadeler bir birinin benzeridir.”
“Türkiye’nin çok partili siyasi hayata geçiş süreci çok önemli. Milletimizin ve özellikle gençlerin bu dönemi çok iyi bilmesi gerekiyor. Gençlere sesleniyorum, Gazi Mustafa Kemal’in ölümünün ardından tek parti CHP yönetimi ülkemizin üzerine kabus gibi çökmüştü. Mesafe kat edilen çalışmalar akamete uğratılmıştı. Merhum Menderes’in 10 yılı, Türkiye’nin 10 yılda kat ettiği yolu çok iyi öğrenmelisiniz. Türkiye yollarından barajına kadar neler kazandı, milli gelir 1’e 3 katladı. Uçak üretiminden, demiryollarına pek çok kritik milli üretim projemiz bu dönemde hayata geçti. Halkın taleplerine daha fazla dayanamayan CHP yönetimi çok partili hayata geçişi açık oy gizli tasnifle başlattı. Böyle demokrasi olabilir mi?”
“Milletimizin ortaya koyduğu gücü kırmaya CHP’nin faşizan yöntemleri bile engel olamadı. 1950 seçimlerinden yüzde 53.5 ile iktidara gelen Demokrat Parti yönetimi birinci olarak tamamladı. Rahmetli Menderes’in milli geliri 3 katına çıkarması milletimizi memnun ederken birilerini rahatsız ediyordu. Demokrasi ve kalkınma dalgalarına karşı sık sık sarılacakları bir yönteme başvurdular. Kahraman ordumuz içinden devşirdikleri cuntacılarla milli iradeyi gasp etmeye çalıştılar. Ordunun içine darbe virüsünü sokanları bu millet affetmeyecek. Emperyalistlerin uç beyliğini yapan darbeciler bölücülük cereyanlarının değirmenine su taşıdılar.”
“Halkı hor ve fakir görenlerin ne kadar ilkel olduklarının en açık örnekleri darbecilerdir. Demokrat Parti’nin ezanı aslına döndürmekten, kapalı camileri açmaya milletin taleplerine verdiği her türlü cevabı kendilerine atılmış bir tokat gibi görüyorlardı.”
“Demokrat Parti’nin güçlü şekilde iktidara gelmesiyle bunlar için her yol darbeye çıkmaya geldi. Sokakları karıştırmaktan, terör örgütlerinden medet ummaya kirli bir siyaset anlayışına sarıldılar. Ülkenin ve milletin başına gelen her felaketi kendilerine iktidar alanı açacak bir fırsat alanı olarak gördüler. Yükselen her inşaata, elde edilen her başarıya karşı çıktılar. Menderese nasıl karşı çıktılarsa önce Özal’a şimdi de Cumhur İttifakı’na yöneldiler.”
“Koronavirüs olaylarını yaşar gibi şehir hastaneleri ve eğim araştırma hastanelerini inşa ettik. Ülkemizi otoyollarıyla, havalimanlarıyla donattık. İstisnasız karşı çıktılar. Attığımız her adımla önümüzü kapatmaya kalktılar. Akdeniz’deki sondaj çalışmalarından rakip ülkelerden daha çok CHP karşı çıktı.  Şimdiden milletimizle paylaşıyorum Fatih Sondaj Gemimiz 29 Mayıs günü İstanbul Boğazı’ndan geçerek Karadeniz’e açılacak.”
“Türk milletimiz 15 Temmuz günü tanklara karşı çıkarken televizyon başında alkışlayarak sonucu bekleyen bunlardı. Dün İstiklal Marşı’dan bayraktan, birlikten rahatsızlardı, bugün de rahatsızlar. Dün darbeden medet umuyorlardı, bugün de aynı beklentiye sarıldılar. Milletimiz bu zihniyete 1950’den beri bu zihniyete ülkeyi teslim etmedi. Koronavirüs salgınını dahi bu amaçla kullanacak dahi sefil bir zihniyetle karşı karşıyayız.”
“Bize Suriye’de, Libya’da ne işiniz var diyorlar. Ne işimiz olduğunu çok kısa sürede anlayacaksınız.”