İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve kamuoyunda “Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü” davası olarak bilinen yargılamada dördüncü güne girildi. 27 Ocak’ta Silivri’deki Marmara Cezaevi Kampüsü’nde başlayan duruşmalar, bugün de tutuklu belediye başkanları ve belediye yöneticilerinin savunmalarıyla devam etti. Duruşma, Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Halil Çalış’ın savunmasıyla başladı.
Halk TV muhabiri Gamze Altunay’ın aktardığına göre, duruşma salonunda güvenlik önlemleri yine üst düzeyde tutulurken, bugün Esenyurt Belediyesi ve İsfalt’tan tutuklu isimlerin savunmalarının alınması planlandı.
Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Halil Çalış, savunmasında, iddianamede yer alan telefon görüşmesine dikkat çekti. Çalış, Aziz İhsan Aktaş ile yalnızca 35 saniyelik bir telefon görüşmesi olduğunu belirterek, buna rağmen 13 aydır tutuklu bulunduğunu söyledi.
Çalış savunmasında şu ifadeleri kullandı:
“Bilirkişiler benim sorumluluğum olmadığını belirtmiş ama tutukluyum. 1 Ocak'ta ihaleyi başlatan kayyum ve ortakları. Eğer ortada bir sorun varsa süreci başlatan diğerleri niye burada değil, ortada bir sorun yoksa biz niye buradayız? Aziz İhsan Aktaş ile 35 saniyelik telefon görüşmem olmuş, biriyle aynı yerde sinyal vermişim, bir başkası şartname verilirken gördüğünü söylemiş, biri de ‘ihalede olmak istemiyorum’ demiş. Hepsi bu. Aziz İhsan Aktaş daha önceki dönem belediyeden ihale almış biridir. Beni arayıp ‘hayırlı olsun’ demesi normaldir. 35 saniyede ne konuşmuş olabiliriz?”
Çalış, ihaleye fesat karıştırma suçlamalarını reddederek, iddiaların bir “silsile” kurularak kendisine yöneltildiğini savundu. Savunmasında dikkat çeken şu ifadeleri kullandı:
“Eğer bir silsile kurulacaksa; Destek Hizmetleri Müdürü firmalardan teklif aldı diye sahtekârlık yapmışsa, Temizlik İşleri Müdürü Destek Hizmetleri’ne yazı gönderdi diye sahtekârlık yapmışsa, Temizlik İşleri Müdürü benden olur aldı diye ben sahtekârlık yaptıysam, ben de Çevre ve Şehircilik Bakanı’ndan olur aldıysam, o zaman onların da yargılanması gerekir. Ama biz buradayız, onlar burada değil.”
Çalış ayrıca tutukluluk sürecinde kalp ve akciğer rahatsızlıklarının ilerlediğini, Adli Tıp Kurumu’nun infazının 6 ay ertelenmesi yönünde karar verdiğini mahkeme heyetine bildirdi.
Çalış’ın savunmasının ardından Esenyurt Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Mehmet Şimşek’in savunmasına geçildi. Şimşek, belgelerde mevzuata aykırı herhangi bir durum olmadığını savunarak, ihaleye fesat karıştırma suçlamalarını reddetti.
Şimşek, savunmasında, ihalede imzası bulunan bazı kişilerin tutuklu, bazılarının ise görevlerinin başında olmasına tepki gösterdi. Savunmasında duygusal anlar yaşandı. Şimşek şu ifadeleri kullandı:
“Oğlum okula yeni başladı. Oğlum okulda öğrenip çektiği çizgilerle babasının şafağını sayıyor. Bir baba olduğumu, bir ailem olduğunu, bir dosya numarasından ibaret olmadığımı ve bir suç işlemediğimi bilmenizi isterim. Ben bir suça karışmadım, etik ilkelerine aykırı bir işin içinde olmadım.”
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın “suç örgütü lideri” olarak nitelendirdiği Aziz İhsan Aktaş’ın, bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla açılan davada ilk gün kimlik tespitleri yapılmıştı. Yer darlığı gerekçesiyle duruşmalar Silivri Marmara Cezaevi Kampüsü’nde görülüyor.
Mahkeme heyeti, sanık avukatlarının “duruşma kayıtlarının basınla paylaşılması, yetkisizlik, görevsizlik ve tefrik” taleplerini reddetti. Duruşma öncesinde cezaevi çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alınırken, basın mensupları için 25 kişilik kontenjan ayrıldı. Sanıklar en fazla üç avukatla temsil edilebiliyor.
Tutuksuz yargılanan Aziz İhsan Aktaş, duruşma salonuna devlet korumaları eşliğinde ve VIP girişten geldi. Aktaş’ın “Kaçmadım, buradayım” sözleri ile VIP giriş kullanması, CHP’li milletvekillerinin sert tepkisine neden oldu. Aktaş’ın avukatı Necip Bağırsakçı, korumanın “suikast tehdidi” nedeniyle verildiğini söyledi.
Davanın ikinci gününde; Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Celal Tekin ve Özcan Zenger savunmalarını sundu. Tüm isimler suçlamaları reddetti.
Zeydan Karalar, “Belediye başkanlarının ihalelerde doğrudan rolü yoktur. Ben Adanalıyım, Silivri’de ne işim var?” dedi. Yedi aydır tutuklu olduğunu hatırlatan Karalar, “Bu dava ileride hukuk fakültelerinde ders olarak okutulacak” ifadelerini kullandı.
Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ise, “Bizi canlı tabutlara koyuyorsunuz” sözleriyle duruşma koşullarını eleştirdi. Kadın koğuşunda yaşadıklarını anlatırken gözyaşlarını tutamadı.
578 sayfalık iddianamede 200 şüpheli, 19 mağdur yer alıyor. 33 kişi tutuklu. CHP’li 7 belediye başkanı, “örgüt kurmak”, “rüşvet”, “ihaleye fesat karıştırmak” ve “dolandırıcılık” suçlamalarıyla 4 yıldan 337 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyor.
Etkin pişmanlıktan yararlanan Aziz İhsan Aktaş ve eski İBB Başkan Danışmanı Ertan Yıldız ise tutuksuz. CHP bu durumu “ikili hukuk” olarak nitelendiriyor.
Duruşma salonundan paylaşılan görüntüler üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. Mahkeme Başkanı, “Bundan sonra tek bir görüntü çıkarsa kim olursa olsun duruşmaya alınmayacak” dedi. CHP’li Ali Mahir Başarır ve Özgür Çelik’in girişimiyle izleyici yasağı kaldırıldı.
16529,42%-0,80
43,50% 0,22
51,95% -0,22
7225,79% -4,03
12847,90% 0,00