ABD’nin Venezuela’da düzenlediği askeri operasyonun ardından Washington’dan gelen açıklamalar, krizin bölgesel sınırlarla sınırlı kalmayabileceğine işaret etti. ABD’li Cumhuriyetçi Senatör Lindsay Graham, Venezuela operasyonu sonrasında yaptığı açıklamalarda Küba ve İran liderlerini de doğrudan hedef alan ifadeler kullandı.
ABD Senatosu’nun etkili isimlerinden biri olan Graham, Axios’a verdiği röportajda, ABD’nin Venezuela’da gerçekleştirdiği saldırılara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Graham, yalnızca Venezuela yönetiminin değil, Küba ve İran liderlerinin de gelişmeleri dikkatle takip etmesi gerektiğini söyledi.
Röportajında dikkat çeken bir ayrıntıyı paylaşan Graham, ABD Başkanı Donald Trump ile Venezuela operasyonundan bir gece önce telefon görüşmesi yaptığını açıkladı. Graham, bu görüşmede Trump’ın yaklaşımının son derece net olduğunu ifade etti.
Graham, Trump’ın operasyona ilişkin tutumunu şu sözlerle aktardı:
“Başkan, arka bahçemizdeki uyuşturucu hilafetinin ortadan kalkmasına inandığı hususunda gayet netti.”
Bu ifadeyle Venezuela’yı ABD’nin etki alanı içinde gördüğünü ima eden Graham, operasyonun tesadüfi ya da ani bir karar olmadığını da savundu.
ABD’li Senatör, Venezuela’ya yönelik askeri hamlenin birkaç haftadır planlandığını ileri sürdü. Graham’a göre, operasyon uzun süredir formüle ediliyor ve belirli bir stratejik çerçeve içinde hazırlanıyordu.
Bu noktada Graham’ın açıklamaları, Venezuela’ya yönelik saldırının tekil bir hamle değil, daha geniş bir dış politika yaklaşımının parçası olduğu yorumlarına yol açtı.
Graham, röportajının en dikkat çeken bölümünde ise Küba ve İran liderlerine yönelik sert ifadeler kullandı. Venezuela’daki operasyonun ardından bu iki ülkenin de kendilerini güvende hissetmemesi gerektiğini söyleyen Graham, şu sözleri sarf etti:
“Kasabada yeni bir şerif var. Monroe Doktrinini yerine getiriyor. İran liderinin yerinde olsam camiye gidip dua ederdim.”
Bu açıklamalar, ABD’nin Latin Amerika ve Orta Doğu politikalarında daha agresif bir çizgi izleyebileceği yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdi.
Graham’ın Monroe Doktrini’ne yaptığı vurgu da dikkat çekti. 19. yüzyıldan bu yana ABD’nin Batı Yarımküre üzerindeki nüfuz iddiasını simgeleyen doktrin, Venezuela operasyonunun ideolojik ve stratejik arka planına dair önemli bir işaret olarak değerlendirildi.
ABD’li Senatörün sözleri, Venezuela’daki askeri müdahalenin ardından bölgesel ve küresel ölçekte yeni gerilimlerin kapıda olabileceği yönündeki endişeleri artırdı.
14264,61%1,67
43,01% 0,00
50,43% 0,02
5992,38% 0,02
10098,28% 0,00