İktidar medyasının önde gelen kalemlerinden Abdulkadir Selvi, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ve partinin Grup Başkanvekili Gülistan Koçyiğit Kılıç hakkında dikkat çeken ifadeler kullandı. Selvi, her iki ismi de “Kandil’deki süreç karşıtlarının siyasi uzantısı” olmakla suçladı.
Selvi’nin hedef aldığı açıklamalar, Suriye’de son günlerde yaşanan askeri ve siyasi gelişmelerin gölgesinde geldi. Sürecin en hassas başlıklarından biri olarak görülen Suriye’de, özellikle Halep’te Şam yönetiminin SDG’ye yönelik operasyonlarının ardından çatışmaların genişlemesi dikkat çekmişti.
Halep’te başlayan çatışmaların ardından Fırat’ın doğusunda operasyonların genişlemesiyle birlikte, Suriye’nin en büyük petrol kaynaklarına ev sahipliği yapan Rakka ve Tabka’nın SDG’nin elinden saatler içinde çıktığı bildirildi. Bu gelişmeler, sahadaki dengelerin kısa sürede değişmesine yol açtı.
Öcalan ile görüşen DEM Parti heyeti tarafından yapılan açıklamada da, Öcalan’ın Suriye’deki gelişmeleri endişeyle takip ettiği ve görüşmenin ana gündeminin Suriye olduğu ifade edilmişti.
Dün yaşanan gelişmelerin ardından Şam yönetimi ile SDG arasında ateşkes ilan edildi. Suriye’nin geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Fırat Nehri’nin doğusuna taşan çatışmalarla ilgili ateşkes ilan edildiğini duyurarak, SDG Lideri Mazlum Abdi ile planlanan görüşmenin hava koşulları nedeniyle ertelendiğini açıkladı.
Abdulkadir Selvi, bugünkü köşe yazısında Suriye’deki gelişmelere geniş yer ayırdı. Selvi, Öcalan’ın 29 Aralık’ta SDG Lideri Mazlum Abdi’ye gönderdiği mektubu hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
“10 Mart Mutabakatı’nın uygulanması süreci rahatlatacak ve hızlandıracak demişti. Öcalan daha ne desin?”
Selvi, Meclis’teki heyetin Öcalan’ı ziyaretinin ardından DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Koçyiğit Kılıç’ın aktardığı, “Süreç başarısız olursa darbe mekaniği devreye girer” sözlerine de dikkat çekti. Bu açıklamaların kendisinde endişe yarattığını belirten Selvi, oklarını bu kez Kandil ve DEM Parti’ye çevirdi.
Selvi, PKK’lı Bese Hozat’ın “Af istemiyoruz” açıklamasını örnek göstererek Kandil’de bir kırılma yaşandığını ileri sürdü. Kandil’in Öcalan karşıtı bir çizgiye savrulduğunu iddia eden Selvi, Halep’te yaşanan çatışmaları da “Kandil’in ‘kalın ve savaşın’ talimatı” olarak yorumladı.
Selvi, yazısının “DEM Parti’ye Dikkat” ara başlığı altında, Tuncer Bakırhan ve Gülistan Koçyiğit Kılıç’ı doğrudan hedef aldı. Selvi, Bakırhan’ın “Öcalan’ın çağrısında SDG yoktu” açıklaması ile Koçyiğit’in benzer yöndeki ifadelerini örnek göstererek şu iddiada bulundu:
“Bu iki isim Kandil’deki süreç karşıtlarının siyasi uzantısını oluşturuyor.”
Selvi, bu süreçte “terörsüz Türkiye” hedefinin sabote edilmek istendiğini, ancak bunun başarılamadığını savundu.
Selvi ayrıca, Türkiye gazetesinin güvenlik kaynaklarına dayandırdığı bilgileri de köşesine taşıdı. Buna göre, Kandil’deki “şahin kanadın” bazı ülkelerin telkinleriyle SDG’yi çatışmaya zorladığı, ancak SDG’nin şu an 10 Mart’a kıyasla daha zayıf bir pozisyonda olduğu öne sürüldü.
Kaynaklara göre, ateşkese uyulmaması halinde operasyonların Fırat’ın doğusuna kadar genişleyebileceği iddia edildi.
15446,37%1,25
43,25% -0,02
50,30% 0,29
6496,66% 1,91
10416,37% 0,00