CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, AKP’nin ekonomi politikalarını sert sözlerle eleştirdi. Sosyal medya hesabı üzerinden kapsamlı bir değerlendirme yapan Karabat, Türkiye’nin üretimle değil borçla ayakta tutulmaya çalışıldığı bir modele mahkûm edildiğini belirterek, “AKP dış borcu bir kalkınma aracı olarak değil, iktidarı sürdürmenin finansmanı olarak kullandı. Ancak artık yolun sonuna geliyoruz” ifadelerini kullandı.
Borçlanmanın tesadüf değil, bilinçli bir tercih olduğuna dikkat çeken Karabat, AKP’nin ekonomi anlayışını şu sözlerle özetledi:
“Üretmek, verimliliği artırmak zor ve zaman alıcıdır. Borç almak ise hızlı büyüme, geçici refah ve seçim kazandıran bir ‘başarı hikâyesi’ sunar. AKP’nin seçtiği yol tam olarak budur.”
Karabat, borçla büyüme politikasının özellikle inşaat sektörü, kamu-özel iş birliği projeleri ve döviz garantili sözleşmeler üzerinden yürütüldüğünü vurguladı. Bu sistemin kazananlarını ve kaybedenlerini net biçimde ortaya koyan Karabat, şunları söyledi:
“Borçla; inşaat, KÖİ ve döviz garantili projeler büyütüldü. Risk kamunun, kazanç belirli şirketlerin oldu. Kur baskılandı, ithalat ucuzladı, toplum borçla finanse edilen bir refah illüzyonuna alıştırıldı.”
Paylaşılan resmi verilere göre Türkiye’nin dış borç stoku 2009 sonunda 276 milyar dolar iken, bugün 565 milyar dolara yükseldi. Karabat bu tabloyu, “Bu bir normalleşme değil, kronikleşmiş bir borçlanma rejimidir” sözleriyle değerlendirdi.
2014’e kadar yaşanan sert sıçramanın arkasında enerji özelleştirmeleri, KÖİ projeleri ve döviz garantili sözleşmeler olduğunu belirten Karabat, Haziran 2023’te dile getirilen “rasyonel politikalara dönüş” söylemine de dikkat çekti:
“2022 sonunda dış borç 459 milyar dolardı. Eylül 2025 itibarıyla 565 milyar dolara çıktı. Rasyonellik buysa, irrasyonel neydi?”
Borç/milli gelir oranının kamuoyuna sunuluş biçimini de eleştiren Karabat, gerçek tablonun baskılanmış döviz kuru üzerinden gizlendiğini söyledi:
“Reel dış borç oranını, yapay olarak düşük tutulan kurla hesaplıyorlar. Bu, yüksek ateşi bozuk termometreyle ölçmeye benzer. Rakamlar düşer ama hastalık iyileşmez.”
Faiz yükünün vahametine dikkat çeken Karabat, Türkiye’nin dış borç faiz ödemelerindeki artışı rakamlarla ortaya koydu:
“Türkiye 2010’da dış borç için 8,6 milyar dolar faiz ödüyordu. 2023’te bu rakam 18 milyar dolara çıktı. Sadece son üç yılda yaklaşık 70 milyar dolar dış borç faizi ödendi.”
Bu kaynağın üretime gitmediğini vurgulayan Karabat, “On milyarlarca dolarlık faiz ödemesi ne fabrika, ne tarla, ne teknoloji demek” ifadelerini kullandı.
Açıklamasını sert bir sorgulamayla tamamlayan Karabat, ekonomik tablonun halka yansımasına dikkat çekti:
“Bu modelin adı belli: Borçla büyüme, garantiyle zenginleşme, faizle fakirleşme. O zaman soralım; bu kadar borçla kimin refahı arttı? İşçinin mi, emeklinin mi, çiftçinin mi?”
Karabat, “Ekonomi rakamlarla değil, hayatla ölçülür. Ve bu hayat, her geçen yıl biraz daha pahalı, biraz daha borçlu, biraz daha güvencesiz hale geliyor” sözleriyle AKP’nin ekonomi anlayışını eleştirdi.
14264,61%1,67
43,04% 0,04
50,30% -0,22
6113,74% 2,05
10098,28% 0,00