28 YIL ÖNCE ERZİNCAN'DAN KAÇTIKLARI DEPREME İZMİR'DE YAKALANDILAR

28 YIL ÖNCE ERZİNCAN

Halil ve Nevin Aşkın, 28 yıl önce kaçtıkları depreme İzmir’de yakalandı. 653 kişiye mezar olan Erzincan depreminden kurtulan Aşkın çifti, Bayraklı’daki Emrah Apartmanı’nda depreme bir kez daha yakalandı. Çift şimdi enkaz altında a

Erzincan 13 Mart 1992’de 6,6 büyüklüğünde bir depremle sarsıldı. Depremde 653 kişi enkaz altında kalarak yaşamını yitirdi. Halil ve Nevin Aşkın çifti, depremden şans eseri kurtulmuştu. Büyük korku yaşayan Aşkın çifti şehir değiştirmeye karar vererek İzmir’e yerleştiler. Aradan 28 yıl geçti ama kader onların peşini bırakmadı. Bu sefer deprem onları Bayraklı’daki Emrah Apartmanı’nda yakaladı. İkinci katında oturdukları bina dümdüz oldu. Enkaz altında kalan Halil ve Nevin Aşkın çifti iki gündür aranıyor ve henüz kendilerine ulaşılamadı.
OĞLU ARADI AMA TELEFONU AÇAN OLMADI
Aşkın çiftinin oğulları Ömer Aşkın, deprem olduğunu duyunca onlara ulaşmaya çalıştı, aradı ama telefonu açan olmadı. Oturdukları evin yıkıldığı haberini alan Ömer Aşkın, şimdi anne ve babasından güzel haber almak için umutla binanın enkazı önünde oğlu Oğuz Kaan ile birlikte bekliyor.
DEDESİ VE NİNESİNDEN GÜZEL HABER BEKLİYOR
Çocukluğu yıkılan apartmanın önünde geçen Oğuz Kaan, kendisini çok seven dedesi ve babaannesine kavuşmak için babasıyla birlikte enkazın önünde beklemeye başladı. Kötü haberi alır almaz babasıyla Emrah Aparmanı önüne gelen Oğuz Kaan, cuma gününde bu yana umutla nöbet tutuyor. ANKA’ya konuşan Oğuz Kaan, binanın Deprem Yönetmeliği’ne göre yenilenmediğini vurgulayarak, “Bunun sonucunda enkaza şahit olduk. Allah’tan umut kesilmez. Zor” diyerek duygularını dile getirdi.
KAYGILI KOMŞU: ÇÜRÜK BİNALAR YAPMAYIN
Halil ve Nevin Aşkın çiftinin komşusu olan hemen yan binada oturan Ayşe Özarıcılar da duygularını ANKA’ya şu şekilde anlattı:
“Lütfen insanların artık değerini bilin. Çürük binalar yapmayın. Nedir bu? İçinde hiç demir yok diyorlar. Bu kadar can bu kadar ucuz mu? Günah değil mi? Çok canlar yandı. Bebekler, yaşlılar içeride kaldı. Sözün bittiği yer. Bak hala gücük altından çıkamadılar.”