Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine gelmesi beklenen 11. Yargı Paketi’ne ilişkin hazırlıklar sürerken, düzenlemenin kapsamı kadar kapsam dışında bırakılan suç tipleri de netleşmeye başladı. Yargı reformu başlığı altında hazırlanan paket, infaz rejimi ve yargılama süreçlerine ilişkin bazı değişiklikler öngörürken, kamuoyunda tartışma yaratan “kimler yararlanacak, kimler yararlanamayacak” sorusuna ilişkin sınırlar bir kez daha çiziliyor.
Bu çerçevede, 11. Yargı Paketi’nde FETÖ ve terörle bağlantılı diğer örgüt suçluları ve deprem müteahhitleri ile kadın ve çocuğa karşı suç işleyenler yine kapsam dışı kalacak.
Söz konusu düzenleme, önceki yargı paketlerinde benimsenen yaklaşımın sürdürüleceğini ortaya koyuyor. Özellikle devletin güvenliğine karşı işlenen suçlar ile toplumsal vicdanı derinden yaralayan eylemler konusunda yasa koyucunun geri adım atmadığı görülüyor. FETÖ ve diğer terör örgütleriyle bağlantılı suçlardan hüküm giymiş kişilerin, infaz indirimi ya da benzeri düzenlemelerden yararlanmasına kapı aralanmaması, “kırmızı çizgi” olarak tanımlanan başlıklar arasında yer alıyor.
Deprem müteahhitlerinin kapsam dışı bırakılması ise 6 Şubat depremlerinin ardından oluşan toplumsal hassasiyetle doğrudan bağlantılı. On binlerce insanın hayatını kaybettiği depremler sonrasında, kusurlu yapılaşma ve ihmal iddiaları kamuoyunun en sert tepki gösterdiği alanlardan biri olmuştu. Bu nedenle, yargı paketinde deprem müteahhitlerine yönelik herhangi bir esneklik sağlanmaması, “cezasızlık algısının önüne geçilmesi” amacıyla gerekçelendiriliyor.
Kadınlara ve çocuklara karşı işlenen suçlar da 11. Yargı Paketi’nde istisna kapsamında tutulmaya devam ediyor. Kadına yönelik şiddet, çocuk istismarı ve benzeri suçlar, son yıllarda hem toplumsal hem de hukuki düzlemde en hassas başlıklar arasında yer alıyor. Bu suçlar bakımından infaz indirimi ya da erken tahliye gibi düzenlemelerin gündeme gelmemesi, yasa koyucunun toplumsal tepkiyi ve uluslararası yükümlülükleri dikkate aldığını gösteriyor.
Adalet çevrelerinde yapılan değerlendirmelerde, 11. Yargı Paketi’nin “genel af” ya da “örtülü af” niteliği taşımadığı özellikle vurgulanıyor. Paketle hedeflenenin, yargı süreçlerinin hızlandırılması, infaz sisteminde bazı teknik düzenlemeler yapılması ve ceza adaletinde uygulamaya dönük sorunların giderilmesi olduğu ifade ediliyor. Buna karşın, terör suçları, deprem kaynaklı toplu ölümler ve kadın ile çocuklara karşı işlenen suçlar söz konusu olduğunda, kamu vicdanını zedeleyecek herhangi bir adım atılmaması yönündeki yaklaşımın değişmediği belirtiliyor.
Meclis sürecinde paketin detaylarının daha da netleşmesi beklenirken, kapsam dışı bırakılan bu suç başlıklarının korunması, 11. Yargı Paketi’nin en kritik ve en çok tartışılan unsurlarından biri olmaya aday görünüyor.
14264,61%1,67
43,02% 0,16
50,44% -0,24
5984,94% 0,33
10051,88% 1,21