Bursa'da kamuoyunu sarsan bir iddia, çakarlı araçların kimler tarafından ve hangi amaçlarla kullanıldığı tartışmasını yeniden alevlendirdi. İddiaya göre Bursa'da görev yapan bir emniyet müdür yardımcısı, kendisine tahsis edilen çakarlı makam aracını meslek lisesinde müdür yardımcısı olarak görev yapan eşinin kullanımına verdi. Emniyet aracının yaklaşık bir yıldır şahsi amaçlarla kullanıldığı, aracı kullanan polis memurunun ise fiilen özel şoförlük yaptığı öne sürüldü.
Çakarlı araçların uygunsuz kullanımı, son yıllarda hem kesilen cezalar hem de sosyal medyaya yansıyan görüntülerle sık sık gündeme gelirken, Bursa'dan gelen bu iddia kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Vatandaşların tepkisini çeken olay, kamu gücü ve kamuya ait imkânların kişisel kullanım iddialarını bir kez daha tartışmaya açtı.
NEFES'ten Merve Şişman'ın haberine göre; Bursa'nın Osmangazi ilçesinde bulunan Borsa İstanbul Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde müdür yardımcısı olarak görev yapan Ö. A. S.'nin, emniyet müdür yardımcısı olan eşi Ş. S.'ye tahsisli çakarlı makam aracını uzun süredir kullandığı ileri sürüldü.
İddialara göre Ö. A. S., yaklaşık 1,5 yıldır görev yaptığı okuluna gitmek için son bir yıldır bu çakarlı emniyet aracını kullanıyor. Aynı uygulamanın, daha önce görev yaptığı okulda da sürdüğü, söz konusu aracın okul-ev güzergâhında düzenli olarak kullanıldığı ifade edildi.
Okulda görev yapan bazı idareci ve öğretmenlerin iddiasına göre, Ö. A. S., eşinin emniyetteki makamını hatırlatarak çalışma arkadaşları üzerinde baskı kurdu. İddiaya göre, okul ortamında "Arabanı çektiririm" gibi ifadeler kullanıldığı, bu sözlerin tehditkâr bir dil içerdiği ve kurum içi huzuru olumsuz etkilediği öne sürüldü.
İddiaların en dikkat çekici boyutlarından biri ise emniyet aracını kullanan polis memurunun konumuna ilişkin oldu. Çakarlı makam aracıyla her gün okula gidip geldiği belirtilen Ö. A. S.'ye eşlik eden polis memurunun, okul girişlerinde araç kapısını açtığı, eşyalarını taşıdığı ve fiilen özel şoför gibi davrandığı iddia edildi.
Eğitim kurumunda yaşandığı öne sürülen bu uygulamaların, kamu görevlilerine tahsis edilen araçların hangi sınırlar içinde kullanılabileceği ve kamu personelinin görev tanımlarının nasıl ihlal edildiği sorularını gündeme getirdi. Özellikle çakarlı araçların yalnızca görev ve acil durumlar için kullanılabileceğine ilişkin yasal düzenlemeler hatırlatılırken, iddiaların doğruluğu halinde ciddi idari ve hukuki sonuçlar doğurabileceği ifade ediliyor.
Bursa'da yankı uyandıran bu iddialar, kamu gücü, yetki sınırları ve kamu kaynaklarının kişisel çıkar ya da nüfuz aracı olarak kullanılıp kullanılmadığı tartışmasını yeniden gündemin merkezine taşıdı.