Edirne F Tipi Cezaevi'nde tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın avukatlarından Ramazan Demir, "hapishane alanındaki faaliyetler" gerekçesiyle yargılandığı davada 11 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada verilen karar, hukuk çevrelerinde ve kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) ile Tutuklu Aileleriyle Dayanışma Derneği (TUAD) yöneticilerinin de sanık olarak yer aldığı davada, cezaevi çevresinde ve cezaeviyle bağlantılı yürütülen faaliyetler dosyanın temelini oluşturdu. Mahkeme, Ramazan Demir hakkında "örgüt üyeliği" ve "örgüt propagandası" suçlamalarından indirimsiz şekilde toplam 11 yıl 3 ay hapis cezası verdi.
Dava dosyasında, sanıkların cezaevlerinde tutuklu bulunan kişilerin aileleriyle dayanışma kapsamında yürüttükleri faaliyetler, basın açıklamaları, ziyaretler ve kamuoyuna dönük çalışmalar "hapishane alanındaki faaliyetler" başlığı altında değerlendirildi. Savcılık makamı, bu faaliyetlerin suç unsuru oluşturduğunu ileri sürerken, sanıklar ise tüm çalışmaların hukuki ve meşru zeminde yürütüldüğünü savundu.
Ramazan Demir, uzun yıllardır siyasi davalarda avukatlık yapan, özellikle Selahattin Demirtaş'ın savunma ekibinde yer almasıyla kamuoyunun yakından tanıdığı isimlerden biri olarak biliniyor. Demir'in yargılandığı dava, yalnızca bireysel bir ceza dosyası olarak değil, cezaevleri, tutuklu hakları ve avukatların mesleki faaliyetleri bağlamında da tartışmalara neden oldu.
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada mahkeme heyeti, Ramazan Demir'i hem "örgüt üyeliği" hem de "örgüt propagandası" suçlarından cezalandırdı. Mahkeme, herhangi bir takdiri indirim uygulamadan toplam 11 yıl 3 ay hapis cezası verdi.
Aynı dosyada yargılanan ÖHD ve TUAD yöneticilerine ilişkin kararlar da açıklanırken, özellikle Demir hakkında verilen ceza, avukatların cezaevleriyle ilgili yürüttüğü faaliyetlerin yargı konusu yapılması açısından dikkat çekici bulundu.
Ramazan Demir, kararın ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, verilen cezaya ilişkin değerlendirmede bulundu. Demir, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Benim de kısmetime hem örgüt üyeliğinden hem de örgüt propagandasından indirimsiz olarak toplamda 11 yıl 3 ay hapis cezası düştü. Halkımızın canı sağolsun."
Demir'in bu sözleri, kararın ardından kısa sürede sosyal medyada geniş biçimde paylaşıldı.
Karar, hukuk çevrelerinde avukatların savunma faaliyetlerinin sınırları, cezaevleriyle ilgili dayanışma çalışmalarının kriminalize edilmesi ve ifade özgürlüğü başlıkları altında tartışılmaya başlandı. İnsan hakları savunucuları ve hukuk örgütleri, davayı yakından izlediklerini ve sürecin takipçisi olacaklarını açıkladı.
Edirne Cezaevi'nde tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş'ın avukatına verilen bu ceza, Türkiye'de siyasi davalar, savunma hakkı ve yargı uygulamaları tartışmalarını yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı.