Tarih: 13.05.2026 12:08
ARIKAN KÜRSÜYE DETERJAN KUTUSUYLA ÇIKTI: “BİR ROZET DEĞİŞİKLİĞİYLE HER ŞEY TERTEMİZ OLUVERİYOR”
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Yeni Yol Partisi'nin grup toplantısında yaptığı açıklamalarla siyasetin gündemine oturdu. Konuşmasına kürsüye çıkardığı üzerinde "AK-MATİK" yazan deterjan kutusuyla başlayan Arıkan, iktidara ve siyasi sistemdeki tartışmalara yönelik sert ifadeler kullandı.
Arıkan, özellikle "rozet değişikliği" üzerinden yaptığı göndermelerle dikkat çekerken, "İhaleye fesat mı karıştırdın? Sorun yok. Hakkında yolsuzluk iddiası mı var? Önemi yok. Usulsüzlükle mi suçlanıyorsun? Hiç dert etme 'AK-MATİK' var. Bir yıkamada, bir rozet değişikliği ile her şey bir anda tertemiz oluveriyor" ifadelerini kullandı.
Konuşmasında hem iktidarı hem de muhalefeti hedef alan Arıkan, ekonomi, emekliler, esnaf, atamalar ve yargı sistemi üzerinden çok sayıda başlıkta değerlendirmelerde bulundu.
"BU DÜZEN EMEKÇİYİ KORUYAMIYOR"
Konuşmasının ilk bölümünde Soma faciasına değinen Arıkan, 301 madencinin yaşamını yitirdiği faciaya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
- "Soma'da 301 madencimizi toprağa verdiğimiz o kara günün üzerinden tam 12 yıl geçti. Acımız da vicdanımızdaki sızı da hala ilk günkü gibi taze. Soma, ihmallerin, denetimsizliğin ve insan hayatını maliyet kalemi olarak gören anlayışın sembolü oldu. Geçen yıllar bize gösterdi ki gerekli dersler çıkarılmadı."
Madencilerin halen hak mücadelesi verdiğini belirten Arıkan, sistem eleştirisini şu sözlerle sürdürdü:
- "Madencilerimiz bugün hala alın terinin karşılığını alabilmek için meydanlarda hak aramak zorunda kalıyorsa bu düzen emekçiyi koruyamıyor demektir. Bir yanda işçilerimiz ekmek mücadelesi verirken diğer yanda ihmaller yeni acılar üretmeye devam ediyor. İliç'te, Kartalkaya'da, Gebze'de yaşanan facialar bunun en acı örnekleridir."
Arıkan, "Muhaliflere karşı en sert yöntemleri uygulayanlar işçinin hayatını hiçe sayanlara aynı kararlılığı göstermedikçe bu ülkede Somalar bitmeyecek" dedi.
"HAYVANAT BAHÇESİ MÜDÜRÜ TÜBİTAK'A, HAL MÜDÜRÜ UZAY AJANSI'NA"
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ndeki atamaları da eleştiren Arıkan, devlet kurumlarındaki görevlendirmeler üzerinden liyakat tartışmasına dikkat çekti.
Arıkan şu ifadeleri kullandı:
- "Hayvanat bahçesi müdürünün TÜBİTAK'a, hal müdürünün Uzay Ajansı'na, güreşçinin banka yönetimine atandığını gördük. Bu hafta ülkemizin güvenliği açısından son derece stratejik ve hayati öneme sahip bir göreve, hiç askeri tecrübesi bulunmayan genç bir kaymakamın atandığını gördük."
Açıklamalarının devamında şu değerlendirmeyi yaptı:
- "Birileri hemen 'her insan her işi öğrenebilir' demeye kalkmasın. Elbette öğrenebilir. Ancak devletin kritik ve stratejik kurumları birilerinin staj yeri değildir. Mesele şudur; bir görevin gerektirdiği birikim ile o göreve yapılan atama arasında bir uyum var mı, yok mu? Yok arkadaşlar."
"USULSÜZLÜKLE Mİ SUÇLANIYORSUN? HİÇ DERT ETME 'AK-MATİK' VAR"
Toplantının en dikkat çeken bölümü ise Arıkan'ın kürsüye çıkardığı "AK-MATİK" yazılı deterjan kutusu oldu.
Kutuyu göstererek konuşan Arıkan, şu ifadeleri kullandı:
- "Her türlü şaibeyi, her türlü tartışmayı, her türlü siyasi lekeyi tek yıkamada temizleyen, 'aküpak' eden bir ürün. 23,5 yıllık iktidarın yüzde 100 yerli ve milli ürünü."
Ardından iktidara yönelik eleştirilerini sürdürdü:
- "İhaleye fesat mı karıştırdın? Sorun yok. Hakkında yolsuzluk iddiası mı var? Önemi yok. Usulsüzlükle mi suçlanıyorsun? Hiç dert etme. 'AK-MATİK' var. Bir yıkamada, bir rozet değişikliği ile her şey bir anda tertemiz oluveriyor. Şaka gibi ama maalesef gerçek."
Arıkan konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı:
- "Buradan uyarıyoruz. Kirlenmek güzel değildir. Aklanılmaz. Sandıkta verilmeyen irade transferlerle gelmez."
"TAMAM DA KANKA NE ALAKA?"
Siyasette kullanılan söylemlere de tepki gösteren Arıkan, hem iktidarı hem de muhalefeti eleştirdi.
Arıkan şu örnekleri verdi:
- "Biz; Bakan, görev yaptığı bakanlığa deterjan satmış diyoruz, diyorlar ki 'Bayrak inmeyecek'. Biz tarım kredi bu kadar zarar ederken neden tabela için bu kadar para harcanıyor diyoruz, diyorlar ki 'Ezan susmayacak'."
Ekonomi üzerinden yaptığı eleştirilerde ise şu ifadeleri kullandı:
- "Biz diyoruz ki tarım cenneti bir ülkede patlıcanı domatesi neden taneyle alıyoruz, diyorlar ki 'Gerekirse soğan yeriz ama vatanı böldürtmeyiz'. Gençlerin tabiriyle söylüyorum; 'Tamam da kanka ne alaka?'"
Muhalefete yönelik sözlerinde ise şu değerlendirmeyi yaptı:
- "Belediyelerde ne oluyor diyoruz, diyorlar ki 'Türkiye laiktir laik kalacak.' Nedir bu rüşvet iddiaları, şantajlar, kasetler, itirafçılar diyoruz; diyorlar ki 'Mustafa Kemal'in askerleriyiz.' Tamam da kanka ne alaka?"
Arıkan, "Ne değerlerimiz ne de tarihi şahsiyetlerimiz sizin kirli işlerinizin kalkanı, ayıplarınızın örtüsü değildir" dedi.
"EMEKLİYE BİR MAAŞ İKRAMİYEYİ MECLİS'TEN GEÇİRELİM"
Kurban Bayramı öncesinde emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara değinen Arıkan, hükümete çağrıda bulundu.
Arıkan şunları söyledi:
- "Bu iktidar emeklilerimize açlık sınırının yarısına denk gelen ücrete 'maaş', harçlık bile olamayacak rakama 'ikramiye' diyor. Böyle sosyal devlet olmaz. Böyle vefa olmaz. Böyle bayram olmaz."
AK Parti grubuna çağrıda bulunan Arıkan şu ifadeleri kullandı:
- "Kanun teklifimiz orada bekliyor. Gelin, bu bayram emeklimize bir maaş ikramiyeyi Meclis'ten geçirelim. Bari bu bayram her zamanki tavrınızdan vazgeçin. Emekli büyüklerimize seçimden önce değil, bayramdan önce hizmet edelim."
ESNAF VE BANKA KOMİSYONLARI ÇIKIŞI
Esnafın yaşadığı ekonomik sorunlara da değinen Arıkan, küçük işletmelerin ağır yük altında olduğunu söyledi.
- "Bayram yaklaşırken 'ne yapsak da esnafı rahatlatsak' demesi gereken iktidar, 'ne yapsak da esnafı sıkıştırsak' diye düşünüyor. Zaten kira, SGK altında esnaflarımız eziliyor. Zaten zincir marketlerin, AVM düzeninin, online tekellerin baskısı altında eziliyorlar."
Bankaların yüksek komisyon oranlarını da eleştiren Arıkan şöyle konuştu:
- "Vatandaş kartla ödeme yapıyor, banka o parayı anında tahsil ediyor. Peki esnaf ne yapıyor? Bekliyor. Bir gün, yedi gün, bazen 30 gün. Banka o parayı geciktirerek esnafın parasını kullanıyor, kazanç elde ediyor."
Arıkan, "Banka diyor ki 'yüzde 3'ü benim.' Karın yüzde 3'ü değil, cironun yüzde 3'ü benim diyor" ifadelerini kullandı.
Komisyon oranlarına ilişkin düzenleme çağrısı yapan Arıkan şunları söyledi:
- "Komisyon olabilir ama sınırsız olamaz. Denir ki; yüzde 3 komisyon alınabilir ama en fazla 10 lira alınır. Banka hizmetinin karşılığını alabilir ama kimsenin kazancına ortak olamaz. O kazanç esnafımızındır."
"NAMAZ KILANI DEĞİL, NAMAZI KALKAN YAPAN İKİYÜZLÜLÜĞÜ ELEŞTİRİYORUZ"
Partisine yönelik eleştirilere de yanıt veren Arıkan, şu ifadeleri kullandı:
- "50 yıllık mazisi boyunca 'secde' ile 'sanayiyi' aynı ufukta buluşturmayı başaran bir hareket olarak bizlere 'cami düşmanı' dediler, 'dindarlara hakaret ediyor' dediler. Yahu, Saadet Partisi'ne söyleyecek başka laf bulamadınız mı? İftira atıyorsunuz bari yakışanı olsun."
Arıkan konuşmasının devamında şunları söyledi:
- "Namaz kılanı değil, namazı kalkan yapan ikiyüzlülüğü eleştiriyoruz. Oruç tutanı değil, yetimin hakkını yiyip de sofrada takva satan düzeni sorguluyoruz. Din kimsenin siyasi zırhı değildir. İman hiç kimsenin dokunulmazlık kartı değildir."
"TARİFELİ YARGIYA SON VERİN"
Konuşmasının sonunda iktidara çağrıda bulunan Arıkan şu ifadeleri kullandı:
- "Haydi buyurun seçimlere kadar düşürün enflasyonu ama numaradan değil sahiden düşürün. Sefaleti kader olmaktan çıkartın. Emekliyi emekli olduğuna pişman etmeyin. Devletin her kademesinde yolsuzluk ve rüşvete karşı gerçek bir mücadele başlatın. Adalet sisteminin gözünü yeniden bağlayın, tarifeli yargıya son verin."
Konuşmasını "Bizim derdimiz koltuk değil, bizim derdimiz millet" sözleriyle tamamlayan Arıkan, "Ne olursa olsun bu ülkede adaleti yeniden ayağa kaldıracağız, liyakati hakim kılacağız, bu toprakların bereketini milletin sofrasına taşıyacağız" dedi.
Orjinal Habere Git
— HABER SONU —