Kamuoyunda "Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davası" olarak bilinen ve aralarında 5'i tutuklu 7 CHP'li belediye başkanının da bulunduğu 200 sanıklı davanın ilk duruşması ikinci haftasında devam ediyor. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri'deki Marmara Cezaevi yerleşkesinde görülen davada savunmaların son aşamasına gelindi.
Davanın altıncı duruşma gününde, hakkında 415 yıla kadar hapis cezası talep edilen Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat savunmasını yaptı. Mahkeme heyeti önünde uzun bir savunma yapan Akpolat, hakkındaki suçlamaların dayanaksız olduğunu ve dosyanın itirafçı beyanları üzerine kurulduğunu ileri sürdü.
Savunmasına siyasi geçmişine ve belediye başkanlığı sürecine değinerek başlayan Akpolat, Beşiktaş halkının iradesiyle iki dönem üst üste rekor oyla seçildiğini söyledi. Bir yılı aşkın süredir tutuklu bulunduğunu hatırlatan Akpolat, hakkında yöneltilen örgüt üyeliği, ihaleye fesat karıştırma, rüşvet ve suçtan elde edilen mal varlığını aklama suçlamalarını reddetti.
Beşiktaş Belediyesi'nin yaklaşık bir yıldır bu iddialarla gündeme getirilmesinin kendisi açısından derin bir vicdani yara olduğunu dile getiren Akpolat, yürüttüğü kamu hizmetinin siyasi ve kamusal emeğin sonucu olduğunu ifade etti.
Akpolat savunmasında gözaltına alınma sürecine de değindi. 75 yaşındaki hasta babasının gözleri önünde gözaltına alındığını söyleyen Akpolat, suç örgütü lideri olduğu iddia edilen Aziz İhsan Aktaş ile birlikte kamuoyuna mesaj verilmek amacıyla aynı araçta götürüldüklerini öne sürdü.
Tek kişilik hücrede kaldığını belirten Akpolat, televizyon programlarında hakkında "40 sayfalık itiraf yazdığı" yönünde iddialar ortaya atıldığını söyledi. Bu iddiaların uzun süre kamuoyunda dolaşıma sokulduğunu ifade eden Akpolat, ailesi ve avukatlarının dahi toplumda oluşabilecek algıdan endişe ettiğini dile getirdi.
Akpolat, Türkiye'nin yakın tarihindeki tartışmalı davalara atıfta bulunarak adalet mücadelesinin tarihsel bir süreç olduğunu savundu.
Savunmasında ailesinin yaşadığı süreçlere de değinen Akpolat, gözaltı operasyonu sırasında avukatı ve yakını olan bir kişinin hamilelik sürecinde ağır bir travma yaşadığını ve bebeğini kaybettiğini öne sürdü. Bu durumu daha önce kamuoyuna yansıtmadığını belirten Akpolat, yaşananların aileleri derinden etkilediğini ifade etti.
Akpolat, dosyada yer alan suçlamaların büyük bölümünün gizli tanık ve sonradan itirafçı olan kişilerin beyanlarına dayandığını savundu. İddianamenin 578 sayfadan oluştuğunu ve büyük bölümünün kendisiyle ilgili olduğunu belirten Akpolat, suçlamaların somut delillerle desteklenmediğini ileri sürdü.
İtirafçı olan bazı kişilerin tutukluluk durumlarını değiştirmek amacıyla ifade verdiğini iddia eden Akpolat, bu kişilerin tehdit edildiğini ve baskı altında beyanlarda bulunduğunu öne sürdü.
Savunmasının en dikkat çeken bölümünde Akpolat, kendisinden CHP kurultayı hakkında konuşmasının ve itirafçı olmasının istendiğini iddia etti. Bu teklif karşılığında dosyanın kapatılabileceğinin söylendiğini öne süren Akpolat, böyle bir teklifi kabul etmediğini ifade etti.
Akpolat, yalnızca kendi ailesini değil, toplumun genelini düşündüğünü belirterek bu nedenle söz konusu teklifi reddettiğini savundu.
Savunmasının sonunda dosyada yer alan itirafçı beyanlarının davanın seyrini değiştirmeyeceğini ileri süren Akpolat, yargılama sürecine güvendiğini söyledi.
Dosyada suç örgütü lideri olduğu iddia edilen Aziz İhsan Aktaş tutuksuz yargılanırken, 33 sanık tutuklu bulunuyor. Davanın ilk beş gününde Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar ve Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın da aralarında bulunduğu 28 sanığın savunması alındı.
Tutuklu sanıkların savunmalarının tamamlanmasının ardından mahkemenin tutukluluk durumlarına ilişkin ara karar vermesi bekleniyor.