Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), yılın ilk Enflasyon Raporu'nu açıkladı. TCMB Başkanı Fatih Karahan tarafından kamuoyuyla paylaşılan raporda, 2026 yılı enflasyon tahmini yukarı yönlü revize edildi. Daha önce yüzde 13 ile yüzde 19 aralığında öngörülen yıl sonu enflasyon beklentisi, yüzde 15 ile yüzde 21 bandına çıkarıldı.
Karahan, dezenflasyon sürecinin hedeflerle uyumlu ilerlemesi için sıkı para politikası duruşunun sürdürüleceğini belirtti. Bankanın ara hedeflerinde ise değişiklik yapılmadı.
Karahan, enflasyonun orta vadeli görünümüne ilişkin değerlendirmesinde, 2027 yıl sonu için enflasyonun yüzde 6 ile yüzde 12 aralığına gerilemesinin beklendiğini ifade etti. TCMB'nin ara hedefleri 2026 için yüzde 16, 2027 için yüzde 9 olarak korunurken, 2028 yılı için ara hedef yüzde 8 olarak belirlendi.
2025 yılının son enflasyon raporunda 2026 yılı tahmin aralığı yüzde 13–19 seviyesinde tutulmuştu. Son revizyonla birlikte Merkez Bankası, enflasyon görünümünde yukarı yönlü risklerin sürdüğüne işaret etti.
Merkez Bankası Başkanı Karahan, enflasyonun seyri üzerinde gıda fiyatlarının belirleyici olduğunu vurguladı. Kasım ayında mevsim normallerinin üzerindeki sıcaklıkların sebze fiyatlarında düşüşe neden olduğunu hatırlatan Karahan, ocak ayında olumsuz hava koşullarıyla birlikte fiyatların yeniden yükseldiğini söyledi.
Ocak ayında tüketici enflasyonunun yüzde 30,7 seviyesine gerilediğini belirten Karahan, gıda fiyatlarındaki oynaklığın şubat ayına da yansıyabileceğini dile getirdi.
Hizmet enflasyonunun yüksek seyrinde kira ve eğitim kalemlerinin belirleyici olduğuna dikkat çeken Karahan, kira artışlarının yıl sonu itibarıyla yüzde 30 ile yüzde 36 aralığında gerçekleşebileceğini öngördüklerini açıkladı.
Eğitim hizmetlerinde fiyat artışlarına ilişkin düzenlemelerde ise geçmiş 24 ay yerine 12 aylık enflasyon ortalamasının esas alınmasının önemli bir adım olduğunu ifade etti.
Merkez Bankası'nın para politikası duruşuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Karahan, fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı politikanın sürdürüleceğini belirtti. Politika faizi adımlarının mevduat ve kredi faizlerine önemli ölçüde yansıdığını ifade eden Karahan, kredi büyümesini kontrol altında tutmaya yönelik ek adımların da atıldığını söyledi.
Türk lirası mevduat payının yaklaşık yüzde 59 seviyesinde seyrettiğini belirten Karahan, parasal aktarım mekanizmasının güçlendiğini vurguladı.
Karahan, ekonomik aktiviteye ilişkin değerlendirmesinde sanayi üretiminin son çeyrekte yatay seyrettiğini, hizmet sektöründe de benzer bir görünüm olduğunu aktardı. Manşet işsizlik oranında ise düşüş gözlendiğini söyledi.
Cari açığın 2026 yılında bir miktar artabileceğini ancak genel olarak ılımlı seyrini sürdüreceğini öngördüklerini ifade etti.
Karahan, enflasyon görünümündeki iyileşme ve artan yatırımcı ilgisi sayesinde tahvil faizlerinin tüm vadelerde gerilediğini belirtti. Türkiye'ye yönelik sermaye akımlarının gelişmekte olan ülkelere kıyasla güç kazandığını vurgulayan Karahan, enflasyon düştükçe risk göstergelerinde olumlu seyrin devam edeceğini dile getirdi.
Karahan, fiyat istikrarının sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refah açısından temel koşul olduğunu belirterek, belirlenen enflasyon hedeflerine ulaşmak için gerekli tüm adımların atılacağını söyledi.