Öne Çıkanlar emal Kılıçdaroğlu SEVGİN İLİKLERİME İŞLESİN KAMPANYASI Arsuz Belediye Başkanı Doktor Asaf Güven olaygazete Antakya eski otogarı satışı eni Ekonomi Programı

ELÇİ’NİN ÖLÜMÜYLE SUÇLANAN POLİS: OLAYI TERÖRİSTLERİN YAPTIĞINI DÜŞÜNÜYORUM

Diğer şüpheli polis F.T. “Ben bu olayın teröristler tarafından planlandığını düşünüyorum. Tahminim o gün suikast için oraya gelmişlerdi” savunması yaptı. Türkan Elçi ise “Ben olay nedeniyle Tarihi Dört Ayaklı Minare yanında bulunan polislerden şikayetçiyim” dedi.

Sokağa çıkma yasakları döneminde 28 Kasım 2015 tarihinde Diyarbakır’ın Sur İlçesi’ndeki Dört Ayaklı Minare’nin altıda öldürülen Diyarbakır Barosu eski Başkanı Tahir Elçi ile beraber 2 kişinin ölümüne ilişkin iddianamede, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tamamlandı. 40 sayfalık iddianamede müşteki şüpheli yer alan polisle birlikte 3 polis hakkında “Bilinçli taksirle ölüme neden olma” suçundan ceza istenirken, “terör örgütü üyesi” U.Y.  hakkında “Kamu görevlisini kasten öldürmek”, “Kamu görevlisini yaralamak”, “Olası kastla ölüme neden olmak” ve “Ruhsatsız silah bulundurmak” suçlarından cezalandırılması talep edildi.

İddianamede U.Y.’nun yanında bulunan  M. G. hakkında sokağa çıkma yasakları olduğu dönemde çıkan çatışmada hayatını kaybettiği ve U.Y. ile M. G.’yi olay yerine getiren taksi şoförü A.Ş. hakkında da “suç ve suç unsurunun tespit edilemediği” için kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.

‘KÜRTÇE ÇEVRİ YAPMAK İÇİN GİTTİM’

Şüpheli polis M. S. ifadesinde kendisinin Kürtçe bildiği için Elçi’nin konuşmasını çevirmek için görevlendirildiğini, basın mensuplarının yanında olduğunu söyleyerek, şunları belirtti: “ Aramızda yaklaşık 1 ya da 1,5 metre vardı. Ayrıca hemen arkamda doğan ya da şahin marka hatırladığım kadarıyla beyaz renkli bir araç bulunmaktaydı. Basın açıklaması yapıldığı süre zarfında ben açıklamayı dinleyip merkeze Türkçe olarak telefonla mesaj yoluyla bildirdim. Basın açıklaması hatırladığım kadarıyla 10.45 sularında bitti. Tahir ELÇİ ve yanındaki avukatlar minarenin ayaklarına çiçek bıraktılar. Minareyi incelemeye başladılar. Bir süre sonra yaşlı bir şahıs ile Elçi konuşmaya başladı. Hatırladığım kadarıyla konuşma yaklaşık 1 dakika sürdü. Konuşma bitmeden Balıkçılarbaşı istikametinden silah sesleri duymaya başladım. Kaç el silah sesi duyduğumu hatırlamıyorum. Ben silah sesini duyduğumda aracın sol yanına geçtim….”

‘2 ŞAHIS SOKAK İÇERİSİNE KOŞUYORDU’

“Belimdeki silahı çıkardım. Sokak başından 2 şahsın sokak içerisine doğru koşmaya başladıklarını gördüm. Şahıslardan biri önde biri arkadaydı. Öndeki şahsın elinde silah göremedim. Yine aynı zamanda bu şahsın ateş ettiğini de görememiştim. Fakat arkadaki şahsın sağ elinde bir silah gördüm. Koşarken sokağın içine doğru ateş ediyordu. Ben bunun üzerine silahımı bu şahsın ayağına doğru doğrultarak ateş ettim. Fakat silahım ateş almadı. Şarjörün tam olarak takılı olmadığını fark ettim. Silaha alttan vurarak şarjörü sabitledim. Bunun üzerine ilk atışımı şahsın ayağına doğru yaptım. Şahıs benim hizama geldiğinde tam bana silahı fırlatacağı sırada, silahı ateşlememle şahıs sokağın diğer tarafında duvar tarafına sendeleyerek gitti. O şekilde duvar kenarından koşmaya başladı. Bu atıştan sonra 2-3 atış daha yaptım. Zira mermim bitmişti. Hatırladığım kadarıyla silahımda 15 adet mermi bulunmaktaydı. “

‘GÖMLEKTEN ELÇİ OLDUĞUNU ANLADIM’

“Ben son atışı yaptığımda yüzüm Dört Ayaklı Minarenin tam karşısındaki duvara bakıyordu. Hakeza hedef hattımda son baktığım yerdi. Son atışı yaptığım anda göz ucuyla Dört Ayaklı Minarenin ayağına baktığımda bir şahsın yerde yattığını gördüm. İlk anda bu şahsın Tahir ELÇİ olduğunu anlamamıştım. Mermimin bitmesi üzerine olay yerinde yere yatan İstihbarat Şube'de çalıştığını bildiğim ve adının Mehmet olarak tanıdığım bir şahsın silahını alarak Dört Ayaklı Minarenin hemen karşısındaki duvara koşarak geçtim ve siper aldım. Bu anda basın açıklamasında giymiş olduğu gömlekten dolayı yerde yatan şahsın Elçi olduğunu anladım.”

'SURİÇİ’DEN UZUN NAMLULU SİLAH SESLERİ GELMEYE BAŞLADI’

“Teröristler olay yerinden uzaklaştıktan takribi 3-4 dakika sonra Suriçi’nden uzun namlulu silah sesleri gelmeye başladı. Sonradan gördüğümüz kadarıyla hemen bulunduğumuz yerin yaklaşık 10 metre ötesinde sokak girişine hendek kazılmıştı. Tahmin ettiğim kadarıyla başka terör örgütü üyeleri burada olup bize doğru ateş ediyorlardı. Bizde bunun üzerine uzun namlulu silah ve zırhlı araç göndermeleri için bağırmaya başladık. Yaklaşık 15 dakika sonra uzun namlulu silahlar ve 1 adet zırhlı araç olay yerine geldi.”

‘OLAY ANINDA ELÇİ’Yİ GÖRMEDİM’

Müşteki şüpheli polis S.T. ifadesinde Dört Ayaklı Minare’nin altında basın açıklaması olacağı haberini aldıktan sonra olay yerine gittiklerini ve beklediklerini söyleyerek, şunları aktardı: “Burası konum itibariyle sokağın içindeydi. Hatırladığım kadarıyla arka yan tarafımda bir PTT şubesi vardı. Ayrıca minareye doğru bakıldığında sağ tarafımda cami girişi bulunmaktaydı. Beklemeye başladıktan yaklaşık 15-20 dakika sonra Balıkçılarbaşı’nda silah seslerini duydum. Silah seslerini duymam üzerine caminin giriş kısmına siper aldık. Silahımdaki mermiyi namluya sürdüm. Biz ilk gittiğimiz andan itibaren Balıkçılarbaşı meydanını göremiyorduk. Silah seslerini duyduktan yaklaşık 1 dakika sonra bir şahsın önümden geçtiğini gördüm. Bu şahsa ateş etmeye başladım. Hemen sonrasında arkasında da bir şahıs daha geçti. Ben bu şahsa da ateş etmeye başladım. Hatırladığım kadarıyla yaklaşık 5-6 el ateş ettim. Zira sonradan tabancamı kontrol ettiğimde 9 adet mermim bulunmaktaydı. 2. Şahıs beni geçtikten hemen sonrasında arkası dönük bir vaziyette bana doğru bir el ateş etti. Bu nedenle sol karın boşluğumdan yaralandım. Sol karın boşluğumdan giren mermi belimden çıkmıştı. Buna ilişkin raporlar vardır. Ben yaralandıktan sonra bulunduğum yere çöktüm. Herhangi bir şekilde ateş etmedim. Ben olay anında Tahir Elçi'yi görmedim.”

‘TERÖRİSTLER YAPTI, SUİKAST İÇİN GELMİŞLERDİ’

Şüpheli polis F.T. ifadesinde, basın açıklaması başladıktan sonra olay yerine gittiğini, açıklama sonrasında Elçi’nin bir kadın ve erkekle konuşmasını dinlemek için beklediklerini , o sırada 2 şahsın koşarak uzaklaştığını ve kaçanlardan birinin kendilerine ateş ettiğin söyledi ve şunları anlattı: “Kaç el ateş ettiğimi hatırlamıyorum. Hatırladığım kadarıyla silahımda 15 adet mermi bulunmaktaydı. Şahsa ateş ettikten sonra şarjörde mermi olup olmadığını hatırlayamıyorum. Ben bu 2 şahıs olay yerinden geçtikten sonra sokağın ortasına doğru cami kapısının hizasına geldim. Bu sırada Dört Ayaklı Minarenin arka ayaklarında bir şahsın yerde yattığını gördüm. Ben şahsın baro başkanı olduğunu sonradan öğrendim… Ben bu olayın teröristler tarafından planlandığını düşünüyorum. Olay yerinde kimlik tespiti yapılan teröristlerin siyasi ve askeri eğitim aldıklarını bilmekteydik. Tahminim o gün suikast için oraya gelmişlerdi.”

 ‘PROGRAMA ÇIKTIKTAN SONRA HEDEF HALİNE GELDİ

İddianamede ifadesi yer alan Tahir Elçi’nin eşi Türkan Elçi, eşinin CNN Türk’e Ahmet Hakan’ın programına çıktıktan sora hedef haline getirildiğini ve tehditler aldığını söyleyerek, medya çalışanlarından şikayetçi olacağını açıkladı: “Eşimin CNN Türk haber programında yaptığı açıklama nedeniyle hakkında soruşturma yürütülmesi dolayısıyla hedef haline getirildiğini düşünüyorum. Çünkü; olaydan 1 hafta kadar önce İstanbul iline gittiğimizde o televizyon programında söylediği cümle ile ilgili yolumuzu kesen şahıslar özellikle metroda eşime hitaben ‘Siz televizyondaki konuşmanızda ne demek istemiştiniz? Bu ülke bölünecek mi?’ şeklinde sözler söylediler. Bu şekilde serzenişte bulunarak rahatsızlıklarını belirttiler. Arkadaşlarım beni arayarak olayı sorup ‘televizyonda çok çıkıyorsunuz’ diyerek gözaltına alındığı olay ile ilgili olarak konuşuyorlardı. Ben İstanbul ilindeki soruşturmayı yürüten, gözaltı ve yakalama kararı veren ve bu konuda çok sayıda haber yapan medya mensuplarından şikayetçi olmak istiyorum. Bu konu ile ilgili olarak ayrıca şikayette bulunacağım ancak şu anda tutanağa geçilmesini talep ediyorum.”

‘KENDİSİNE KORUMA VERİLMEDİ’

“Ben olay nedeniyle Tarihi Dört Ayaklı Minare yanında bulunan polislerden şikayetçiyim. Eşimin herhangi bir resmi başvuruda bulunarak bir koruma talebi yoktu, buna rağmen re'sen de kendisine herhangi bir koruma tahsisi yapılmamıştır.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.