Öne Çıkanlar BEĞENİ VE PAYLAŞIMLARDAN SORUMLUSUNUZ Sporcular 8 ŞEHİR PROJESİ Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü CAMİ Hatay Beşiktaşlılar Derneği Başkanı Mehmet Yıldız

SEDAT PEKER'İN TELEFON GÖRÜŞMESİNİ İFŞA ETTİĞİ SERDAR EKŞİOĞLU İSYAN ETTİ

Organize suç lideri Sedat Peker'in telefon görüşmesini ifşa ettiği Serdar Ekşi Twitter hesabından açıklamalarda bulundu. Ekşi, Lazoil firmasına çöküldüğünü batırıldığını iddia etti.
Lazoil'in bir istasyonun fotoğrafını paylaşan Ekşioğlu, "Böyle güzel ve dürüst iş yapan dağıtım şirketini sırf 60 bin ton yakıt satamadık diye #EPDK tarafından önce kapatıldı sonra batırdınız. Ama ne kadar kaçakçılıkla alakalı soruşturma yiyen şirket varsa hepsi açık. Yatacak yeriniz yok. Allahınızdan bulun" ifadelerini kullandı.
İşte Ekşioğlu'nun paylaştığı o fotoğraf:


ERDOĞAN'A SESLENDİ: DÜZGÜN İŞ YAPMANIN BEDELİ BU MUDUR?
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslenen Ekşioğlu, "Bunca emeğe alın terine yazık değil mi? Bu ülke de düzgün iş yapmanın beledi bu mudur Sn:Cumhurbaşkanım 
@RTErdogan?" diye sordu.
Ekşioğlu açıklamalarına şöyle devam etti:
İdare bölge mahkemesi bile “telefasi imkansız hasarlar” vereceği için yürütmeyi durduma kararı vermişken önce bizi #EPDK kapatıp sonra bayi sayımızdan dolayı bir daha kapattı.
Durumu #EPDK başkanı ile görüşmemize rağmen ne bir muhattap bulabildik ne de bir çözüm. Şirketim 6 aydır kapalıydı ve ben bugüne kadar bütün kredilerimi çeklerimi ödediğim hallde alın terimize çöktüler.
Paylaşımlarına Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Başkanlığı'nın Twitter hesabını ekleyen Ekşioğlu şunları söyledi:
Bakınız burdan @KomDaire başkanlığını da ekliyorum: hakkımızda bir tek kaçak akaryakıt, naylon fatura vs varsa ben bütün cezaya razıyım. Ülke bu kadar zor şartlar altındayken sırf 60 bin ton satış yapamadık diye çoğumun rıskına el koydular? Adalet bu mu?
15 milyon kredi kullanmış ve 3 sene de 8 milyon bankalara faiz ödemiş bir şitketi #EPDK 60 bin ton ayağına kapattı. Peki, benim gibi 60 bin ton satamamış 30 küsür dağıtım şirketini neden kapatmadınız? Ki onların bir çoğu @KomDaire başkanlığınca soruşturma geçiriyor.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya da seslenen Ekşioğlu şu ifadeleri kullandı:
Konuşacak çok şey var bundan sonra ve konuşacağım. 6 aydır bir tane muhattap bulamadım derdimi anlatacağım. Bu ülke de dürüst iş yapmanın bedeli buymuş arkadaş. 15 milyon kredi kullanmış bir şirket ve tek bir kuruş vergi ve ssk borcu olmayan bir dağıtım firması.
Şimdi benim ekmeğime,emeğime çöktünüz. Bundan sonra #EPDK başkanı ve petrol dairesi başkanı tarafından nasıl yavaş yavaş ve acı içinde batırıldığımı anlatacağım. Bundan sonrası benim için tufan. Akşam görüşürüz.
Sn @suleymansoylu sizde size bağlı olan @KomDaire başkanlığından bilgi alabilirsiniz, Ekşioğlu dağıtım şirketi her hangi bir üsülsüzlük yapmışmıdır diye. Tek bir üsülsüzlük yapmışsak vereceğiniz her cezaya razıyım. Değilse allahtan bulsun sebeb olan kimse.


İşte o paylaşımlar:

NE OLMUŞTU?
Peker, Ekşioğlu ile yaptığı görüntülü telefon görüşmesini sosyal medya hesaplarından paylaşmıştı.
Peker paylaşımında "Sayın Cumhurbaşkanımız Tayyip abinin yeğeninin kocası Lazoil petrol dağıtım şirketinin sahibi serdar ekşi’nin karakolda milletvekilinin dövülme hadisesinin ve Suriye'ye giden askeri malzemelerle ilgili yaptığım telefon görüşmesi. serdar ekşi ne demiştim... Dik duracağız. Sen benle görüşüp sonrasında aleyhimde yapılan çalışmalara ortaklık ettin. Yaptığın her şeyi biliyorum, görüşeceğiz. Biz hepimiz aileyiz her suçta beraberiz" notunu yazmıştı.
12 dakika 45 saniyelik videoda, Peker daha önce Hadi Özışık'la yaptığı görüşmedekine benzer konularda Ekşioğlu Akaryakıt Ürünleri A.Ş.'nin sahibi Serdar Ekşioğlu ile konuşuyor ve "kendisine haksızlık yapıldığını" söylüyor. Ekşioğlu Peker'in haksızlığa uğradığını doğrularken ayrıca, Peker'in Suriye'ye silah götüren TIR'ların yola çıkışına tanık olduğu şeklindeki sözlerini de onaylıyor. Suriye'ye gönderilen silahlar iddiasıyla ilgili konuşan Peker, Ekşioğlu'na, "Biz 4 TIR yolluyorduk 4 TIR da onlar yolluyordu. Onlar Suriye'de başka yerlere veriyordu. Biz satmıyorduk sen de vardın ben de vardım" diyor. Serdar Ekşioğlu ise Peker'e "Pelikan'a girme" tavsiyesi veriyor.

Bu kısımda şu diyalog yaşanıyor:

Ekşioğlu: Reisim Pelikan'a girme.

Peker: Onlar da işin içinde nasıl girmeyeyim?

Ekşioğlu: Pelikan'ın başı Süheyb'i aradım ben Hilal'in kocası var ya...

Peker: O benimle görüşmek istemiş zaten.

Ekşioğlu: Reisim ben görüşeyim mi Süheyb'le.

Peker: Görüşsen ne diyecek ki?

Ekşioğlu: Ben Feyza'yla görüştüm Hilal'in yardımcısı.

Ekşioğlu ayrıca, eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın kardeşi Turkuaz Medya Yönetim Kurulu Başkan Vekili Serhat Albayrak için de "Serhat Albayrak medyadan gidecek, TRT ekibi de rahatsız, partinin kendisi rahatsız, AKP'nin önde gelenleri A Haber'e çıkmıyorlar" diyor.

VEKİLE DARP: 'BEN ORADAYDIM'

Ekşioğlu'nun, Peker'in avukatını gönderip karakolda bir milletvekilinin darp edilmesi iddiasıyla ilgili hatırlatmasını da onayladığı görüntülere yansıdı. Peker, bu konuyla ilgili, "Metin ağabey sözde karakol amirini organize edecekti, ilkin iki kişi kavga edecekti. Öyle bir organizasyon olmayınca karakol amirini ayarlayamadı" derken Ekşioğlu da "Ben oradaydım" ifadelerini kullanıyor.

Ekşioğlu'nun "Metin Külünk'ün bağlantıları kopuk" dediği görüşmede Peker'in "Nasıl üstü çizilmiş, MKYK üyesi" şeklinde konuştuğu görülüyor.

'BİZ SATMADIK SEN ŞAHİTSİN'

Suriye silahları konusunda ise "O malzemeleri yollarken sen yok muydun biz 4 TIR yollarsak 4 TIR da onlar veriyordu. Onlarınkinin dağıtımı biz yapmıyorduk. Onlar Suriye'de başka yerlere veriyordu. Onlar getiriyorlardı silah mı satıyorlardı biz satmadık sen şahitsin. Bizle yolluyorlardı daha önceki gibi sıkıntı yaşanmasın diye. Bu yaptıkları namussuzluk" şeklinde konuşan Peker'i, Ekşioğlu "Doğru doğru" diyerek onaylıyor.

DAHA ÖNCE GÖSTERDİĞİ KAĞITTA İSMİ YAZIYORDU

Serdar Ekşioğlu'nun ismi daha önce Peker'in Mayıs ayı başında yayınladığı bir videoda kameraya gösterdiği kağıtta, "Suriye'ye giden silahlar Serdar Ekşi şahit ve bir çokları" notunda geçmişti.

Peker ve Ekşioğlu arasında geçen diyaloglar şöyle:

Serdar Ekşioğlu: Reisim.

Sedat Peker: Napıyorsun kardeşim.

Serdar Ekşioğlu: İyi sen nasılsın iyisin?
Sedat Peker: Ne var ne yok, arayayım dedim seni.

Serdar Ekşioğlu: Bende yeni numaran yoktu reisim.

Sedat Peker: Bugün Mithat Ekşi'yle görüştüm, halaoğluyla o söyledi görüşmüşsünüz.

Serdar Ekşioğlu: Dün uğradım ona da, biraz sohbet ettik. Bu konuları da genel manasıyla bir konuştuk da. Reisim ortalık yangın yeri Kuran çarpsın.

Sedat Peker: E hakettiler da...

Serdar Ekşioğlu: Fazlasıyla. Ama reisim şu Pelikan'a girmeden aslında, daha girmeden artık... 

Sedat Peker: Ama kardeşim onlar da var işin içinde nasıl girmeyeyim...

Serdar Ekşioğlu: Ama işte ben şeyi aradım, Hilal'ın kocası. Pelikanın başı o zaten, Süheyb'i ben aradım.

Sedat Peker: Benimle görüşmek istemiş zaten, Fatih'le görüşmüş, ilk günler görüşmek istemiş, çok sinirliydim o zaman, hâlâ daha sinirliyim.

Serdar Ekşioğlu: Süheyb’i ben aradım, abi ben burada değilim, geleyim mutlaka görüşelim dedi. Görüşecektim onunla. Reisim sen sigaraya mı başladın?

Sedat Peker: Sigaraya başlatan kader utansın. Size zorla eziyet ediyorduk, hiç kimseye sigara içtirmiyordum. Bak bizi de sigaraya başlattı hayat.

Serdar Ekşioğlu: Reisim ben bir görüşeyim mi Süheyb'le?

Sedat Peker: Görüşsen ne diyecek? Yani varım mı diyecek? Yokum diyorlar. Bir enteresan şey var, şunu söylüyor. O şeyle konuştuğumuzda, Fatih kardeşimle, ben Fatih'i severim, böyle bir geldi bir şeyler anlattı kafamı karıştıracak. Devletin içinde bir grup varmış da, Mehmet Ağar'ı tutuyormuş da, karşıymış da, MİT'i söylüyor. Sanki ben onlarla beraber hükümete şey yapıyormuşum da. Dedim ki kardeşim sen ne anlatıyorsun dedim ya. Git söyle dedim onlara, benim çocuklarımın göz yaşının bedelini ödeyecekler. Benim hırsızın uğursuzun evine giderken kadın polis götürüyorlar, beni aşağılamak için kadın polis almadan evime gelecekler, ayriyeten narkotik köpeğiyle benim evimi arıyorlar. Biz dedim evde torbacının ne işi var. Bunu dedim ödeyecekler. O Tolga'yı da babasını da... Sinirlendim o zaman biraz şey konuştum.

Serdar Ekşioğlu: Şöyle ben, Süheyb'le... Feyza'yla ben konuştum, Hilal'in yardımcısı var. Seni de takip ediyor hatta, Twitter'dan. Bu Hilal'in yardımcısı, beni aradı. İlk video yayınladın ya reis Pelikanlar diye.

Sedat Peker: Ya ben Hilal Hanım’ı gıyabında tanıyorum, Fatih anlatıyordu iyi insan, öyle böyle değil diye, ben başka tanımıyorum, bilgim yok.

Serdar Ekşioğlu: İşte Hilal, bu Pelikancılar olarak dedikleri kişiler Hilal'le kocasıyla, Bosphorus ekibi var ya. Biraz şey, Ahmet Davutoğlu'nun, DEVA'nın kullandıkları şey. Mesela ben Hilal'le görüşüyorum.

Sedat Peker: Herkes Pelikancı diyor onlara, Ahmet Davutoğlu söyledi diye Pelikancı demedim ki ben onlara.

Serdar Ekşioğlu: Ama şöyle ben mesela, benim Süheyb'le ikili konuşmalarımda Mehmet Ağar'dan nefret ediyorlar.

Sedat Peker: Ya nasıl nefret ediyorlar da, bütün hepsini Berat Bey yönlendirmiyor mu Serhat'la beraber. Bilmiyor muyuz da onları, diğer taraftan da Mehmet Ağar'la Berat'ın yakınlığı. E Tolga'yı getirdiler Marmara teşkilat başkanı yaptılar. Tecavüz etti, kızı öldürdü, Beykoz'da ateş ettin, bütün hepsi delilli ispatlı şeyler, e babasının yaptıkları... Bunu kim yaptı, Berat yaptı. Herkes biliyor. Öyle değil mi kardeşim, o yaptı ya. Birbirinden nasıl nefret ediyor bu anlamıyorum ki o zaman.

Serdar Ekşioğlu: Vallahi başka bir şey var reisim ya. Ben anlamıyorum. İkili ilişkilerimde...

Sedat Peker: İlk videoyu yayınladım, Eşkiya diye bir dizi var. İlk videodan sonra diziye bir karakter sokuyorlar, adı Peker. Herkes aradı bana söyledi, bu diyor arabayı süren arkadaş Peker diyor, o diyor çok fazla konuşur önemseme diyor. Şimdi kardeşim ne yapacağız? Pelikan yok diyorsun, Sabah, ATV'yi bütün hepsini ortak bir beyin yönetiyor. Serhat başlarında. Berat, Serhat, gerçi esas beyin Serhat mı ne o.

Serdar Ekşioğlu: Zaten Serhat o ama, Serhat'ın da gideceğine dair bir bilgi var, medyanın başından gidecek diye.

Sedat Peker: La nereye gidecek, televizyon kanalı onun, her şey onun, kendilerinin da.

Serdar Ekşioğlu: Ya ama o medyanın başına, TRT ekibi de çok rahatsız Serhat'tan. Partinin kendisi rahatsız. AK Parti'nin önde gelenleri A Haber'e çıkmıyor reisim.

Sedat Peker: O haber değil miydi darbe gecesi Tayyip Abi'nin yayınını vermeyen, eeey ey. La bana bunu nasıl yaparlar. Ben Tayyip Abi'nin eşine, Berat'ın eşine, öbürlerinin eşine o lafları söyledi diyor milletvekili. Lan neler yaptık ya.

Serdar Ekşioğlu: Dün bunu konuştum onlarla, Uğur'a bunu söyledim. Dedim atla eşşeği karıştırıyorsunuz, Bilal Bey'in yardımcısı... Bak dedim bahsettiğiniz insan dedim ben bizzat içindeydim dedim, Barbaros dedim reisin avukatı. Bu adam eski milletvekili olanlara dedi.

Sedat Peker: Bir de Metin abi sözde şeyi organize edecek, o görüştü geldi karakol anını organize edecekti ilkin iki kişi kavga edecekti ondan sonra o olmayınca Barbaros'la o kadar…

Serdar Ekşioğlu: Ben oradaydım, ben biliyorum zaten hikayeyi. Onlar da çok şaşkın zaten.

Sedat Peker: Karakol amirini ayarlayamadı, Metin abi oradan yürüdü gitmişti. Ertesi gün adliyeye çıkarken adamın... Ben pişman değilim, tanımadığım 14 yaşındaki kıza tecavüz etti diye kolunu kırdım yetmedi, bacağını kırdım. Bütün tecavüzcüler, karıya kıza kim namussuzluk yapıyor bedelini öder. Lan ama senin namusun için. Serhat senin yengenin namusun için yaptım. Cumhurbaşkanımızın, Metin abi görüşme yaptı geldi, böyle bir şey olur mu arkadaş. Bizim karımızın namusu namus değil mi, bizim namusumuz namus değil mi? Bizim evimize polis yolluyorsunuz kadın polis yok. Hırsıza var, torbacıya var, herkese var ama bizim eve yok.

Serdar Ekşioğlu: Yav abi şöyle, ben seninle hatırlıyor musun 6-7 ay önce konuşmuştuk, baya hani yoldayken, o zaman Karadağ'daydın reisim. Orada da mesela hani ben şeyi anladım, beni Türkiye'ye hemen çağırdılar. Facetime'dan görüşmüştük seninle abi. İşte dinlenmiyor, ben görüştüğüm zaman beni hemen aradılar. Dinlenme yok ama görüyorlar ama. İletişim kodumuzu, sen Sedat Peker'le görüştün mü diye sordular, benim ağabeyim dedim, ailemin dostu dedim. Anlamıştım, burada bir şeyler var ama... Metin abi biraz kopuk. Kendisinin üstü çizilmiş durumda. 

Sedat Peker: Nasıl üstü çizilmiş? MKYK'ya girdi.

Serdar Ekşioğlu: Ya resiim MKYK önemli değil ya.

Sedat Peker: Nasıl önemli değil, partinin kalbi orası. Metin abiyle bugün görüşecem. O diyormuş sağda solda bu adama bu yapılmamalıydı diye.

Serdar Ekşioğlu: Reisim herkes aynısını söylüyor.

Sedat Peker: Lan bir de o Suriye silahları konusu lan. O kadar namussuzluk yaptılar lan bir tanesi bir yerde bir yazı yazdırmıyor. Bu adam bu silahları, kendi yolladıklarını kendi parasıyla yolladı. Lan oğlum sen oteldeydin, sen de vardın, sen yok muydun? Her seferinde sen de vardın.

Serdar Ekşioğlu: Vardım, hatta...

Sedat Peker: Biz 4 TIR yolluyorduk ya, 4 TIR da onlar veriyordu. Biz onların dağıtımını kendimiz yapmıyorduk. Biz parasını verdiğimiz, kendi aldığımız şeyleri onların dağıtımında. Onlar Suriye'de veriyorlardı başka yerlere. Ulan bunlar silah mı satıyordu, biz satmıyorduk, sen de vardın ben de vardım. Bir tane gazeteye niye yazmıyorlar, bu adam kendi parasıyla alıyordu yolluyordu. Öbürleri de benim TIR'la beraber gidiyordu, biliyon da işte şeye takılmasın diye, devletin şeyi... Daha önceki sıkıntı yaşanmasın diye. Bu namussuzluk ya, vallahi namussuzluk ya.

Serdar Ekşioğlu: Reisim ben bir görüşeyim şeyle ister misin? Ben bu Süheyb'le bir görüşeyim mi? Süheyb çünkü benimle hemen abi geleyim görüşelim dedi. Ben şehir dışındayım Serdar abi dedi.

Sedat Peker: Süheyp'i bir arasana, benimle görüşmek istemiş. O söylediği MİT konusu kafama takıldı, bir söyle telefonla konuşalım bu nedir bir anlatsın. Mehmet Ağar'ı mahvedeceğim. Beni ikna etsin nedir bu MİT konusu. Bir anlatsın bana. Bir konuş onla.

Serdar Ekşioğlu: Ben salı günü yanına gideceğim, buluşacağız ya, seni arattırayım.

Sedat Peker: Salı günü geç olur, pazar günü video çekeceğim, bunları yeniden söyleyeyim.

Serdar Ekşioğlu: O zaman ben bir arayayım şimdi, haber veriyorum sana

Sedat Peker:  Tamam, bir konuş.

İşte o konuşma:

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.